Yurtdışına taşınacağımız kesinleşti ve başladık kedi ile nasıl seyahat edeceğimiz konusunu araştırmaya. İnternette Türkçe kaynaklarda derli toplu bilgi bulamadık, veterinerlerin çoğunun bilgisi var ancak bizim sürecimizde onlar da her soruya cevap veremediler. Türkiye ‘yüksek kuduz riski’ kapsamındaki ülkelerden biri olduğu için uygulanan prosedürü harfi harfine bilmek gerekiyor.

Biraz uzun, meşakkatli bir süreç oldu ancak sonuç olarak biz kedimizi Lizbon’a getirdik. Pofuduk hayat arkadaşını uçakla Avrupa’ya götürmeyi düşünenler için süreci elimden geldiğince açık bir şekilde listelemeye çalıştım. Yazının en sonunda detaylı olarak neye ne kadar ödediğimizi görebilirsiniz.

Hazırlanın, uçuyoruz!

Kedi ile yurt dışına çıkarken yapılması gerekenler

1.Kuduz aşısı ve titrasyon testi

Kedinizin henüz kuduz aşısı yoksa, işlemlere yurtdışına çıkışınızdan en az 4.5 ay önce, kuduz aşısı ve mikroçip uygulaması (Avrupa için ISO 11784 ve 11785) ile başlamanız gerekiyor. Kuduz aşısı yapıldıktan en erken 1 ay sonra (kanda kuduz mikrobuna karşı üretilen antikorlar bu sürede yeterli seviyeye ulaşıyor) titrasyon testi için kan vermek üzere tekrar veterinerinize gitmeniz gerekiyor. 

Veterineriniz aldığı kan ile beraber gerekli olan belgeleri ve başvuruyu hazırlayarak kuduz titrasyon testi için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na gönderiyor.  Test ücretinin bakanlığın banka hesabına sizin adınıza yatırılması gerekiyor. Numune bakanlığın eline ulaştıktan sonra ortalama 10 gün içerisinde raporunuz elinize ulaşmış oluyor. Eğer değerler normalse raporun hazırlanma tarihinden tam 3 ay sonra petinizle seyahat edebilirsiniz! 

Dediysek de hemen çantanın içine gir demedik. Kolay mı öyle bir iki hamlede bürokrasiden kurtulmak?

2.Uçak bileti rezervasyonu

Her havayolunun pet ile seyahatte kendine göre kuralları var. Biletinizi almadan detaylı bir şekilde araştırma yapmanız gerekiyor. Biz, eşim geçtiğimiz Nisan ayına kadar Türk Havayolları’nda çalıştığı, az çok sistemin işleyişini, havaalanında neyin nerede olduğunu bildiğimiz, bir de aman yolda sorun çıkmasın şimdi diyerek seyahati Türk Havayolları ile planladık. (Burada yazının başlığını ‘evdeki hesap nasıl çarşıya uymadı?’ şeklinde de değiştirebiliriz.)

Türk Havayolları’nda sistem şu şekilde işliyor:

Öncelikle kendi biletinizi alıyorsunuz. Biletinizi aldıktan sonra müşteri hizmetlerini arayarak petinizle seyahat edeceğinizi ve rezervasyon yaptırmak istediğinizi söylüyorsunuz. Kargo bölümünde taşınacak ise eğer bunu belirtiyorsunuz. Eğer kediniz 8 kilonun altında ise 23*40*55 cm ölçülerinde bir taşıma çantasının içerisinde kabinde yanınıza alabiliyorsunuz. Yine 8 kiloyu geçmemek şartıyla 2 kedinin aynı taşıma çantasının içerisinde kabine alınması mümkün. Burada şöyle bir durum var ki kabine alınabilecek pet sayısı uçuş destinasyonu ve uçak tipine göre değişiklik gösteriyor. Bu yüzden eğer petim benimle kabinde olsun diyorsanız biletinizi alır almaz rezervasyon yaptırmanızda fayda var.  

Telefonda bilet numaranızı, kedinizin kilosunu ve kafes ölçülerini soruyorlar. Ben fiyatı da sordum, Istanbul-Lizbon için 8 kilo kediye 70 USD olarak bilgilendirdiler. Havaalanı’nda ekstra ücretlendirme olmaz değil mi? diyerek teyit etmek istedim. ‘Olmaz ben buraya not alıyorum.’ cevabını aldım. Oh dedim süper, bu da bitti. Bitmemiş, konuya ‘havaalanı serüveni’ bölümünde döneceğim. Ücret hesaplaması petin kilosuna ve gideceğiniz ülkeye göre değişiyor. Bu sebeple doğru fiyat aldığınızdan emin olmanızda fayda var.

3.Veteriner sağlık sertifikası

Seyahatinizden önceki 48 saat içerisinde size yakın olan ‘Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’ne: petiniz, karnesi, titrasyon testi sonucu ve pasaportunuzla beraber gidiyorsunuz. Kısa bir form dolduruyorsunuz, petinize şöyle bir kafesin üzerinden bakıyorlar. Ödemenizi yapıp, 1-2 saat içerisinde hazırlanan ‘Köpek, Kedi ve Gelinciklerin Ticari Olmayan Hareketleri İçin Veteriner Sağlık Sertifikası’nı alıyorsunuz. 

Unutmayın, petinizin karnesinin üzerinde kimin adı yazıyorsa tüm evrakların da aynı kişi adına hazırlanması gerekiyor. Ve pet ile beraber ancak o kişi seyahat edebiliyor.

4.Gideceğiniz ülkenin Sınır Kontrol Noktası ile iletişim

Seyahatinizden en geç 24 saat önce gideceğiniz ülkenin ‘Border Inspection Post-Sınır Kontrol Noktası’na email göndererek, uçuş numaranız ve petinizin mikroçip numarasını bildirmeniz gerekiyor.

Bu bilgiyi bize kimse vermedi. Benim de gözümden kaçmış. Bu sebeple Lizbon Havaalanı’nda veterinerin mail yolu ile bilgi vermemiş olmama şaşkın tepkisi ile karşılaştım. O şaşırdı, ben daha çok şaşırdım. Benim halime mi acıdı yoksa saatlerdir kafesin içinde bekleyen Hans’a mı acıdı bilmem yokuşa sürmeden gerekli bilgileri sisteme girdi, giriş evrağını hazırladı. Küçük bir pürüzle ülkeye girebildik. Biz atladık bu detayı siz atlamayın.

Tıktık:  Avrupa Ülkeleri Sınır Kontrol Noktası İletişim Bilgileri

5.Havaalanı Serüveni

Testler yapıldı, evraklar tamamlandı, uçak rezervasyonu yapıldı ve petimizle beraber havaalanına geldik. Burada ancak kendi deneyimlerimi aktaracağım. Başkaları için, farklı havayollarında süreç nasıl işledi bilmiyorum. 

Aklınızda bulundurmanız gereken bana göre en önemli madde, X-ray cihazından geçerken petinizi kafesten çıkartarak kucağınıza alma zorunluluğu. Her kedi/köpek aynı tepkileri vermeyebiliyor. Bir de zaten daha önce böyle bir yolculuk yapılmadıysa petinizin nasıl bir tepki vereceğini kestirmek oldukça zor. Ben önlem olarak belden bağlanan gezdirme tasmalarından taktım. İyi de yapmışım çünkü biraz da olsa huysuzlandı ve tasmanın yardımıyla kaçmasını engelledim. 

Güvenlikten geçtikten sonra Check-in masasına gittik. Kedi için rezervasyon yapıldığı sistemde görülüyordu, kedi tartılmadan bana ‘8 kilo değil mi?’ diye soruldu. Evet cevabını verdikten sonra elime bir kağıt verdiler, bu kağıt ile beraber ödeme departmanına gitmemi, ödememi yaptıktan sonra geri gelmemi söylediler. 

Evdeki hesabın çarşıya uymadığı nokta da burası oldu. Telefonda söylenen 70 USD oldu 130 Euro. Lütfen telefon kayıtlarınızı dinletin dedim, yok siz kendiniz dinleme talebi oluşturun, haklıysanız fazla ödediğiniz tutar iade olur dediler. Muazzam bir münakaşa, personelin harfi harfine ‘paranız yoksa kediyi bırakır gidersiniz, telefondaki arkadaşımız ücreti not almamış, yapabileceğimiz bir şey yok’ cevabı, benim zıvanadan çıkmam üzerine gelen ikinci şefin çağrıları dinleyebilecek departmanla iletişime geçmesi ama bunu yaparken de beni ‘genelde böyle durumlarda müşterilerimiz yanlış hatırlıyorlar konuşmayı, tecrübeyle sabit konuşuyorum’ diyerek beni rezil olabileceğim konusunda uyarması, yarım saat sonunda ‘çağrılar dinlendi, hanımefendi’den 70 USD alacağız’ demesi ile son buldu. 

Yıpranan sinirler ve ses tellerimle beraber check-in masasına gittim. Kedinin biletini aldım, tekrar güvenlikten geçtik ve sonrası uçuş.

Önemli bir not olarak, havaalanında kimse evraklarımıza bakmadı. Türk Havayolları karşılığında para alacak olmasına rağmen tartma zahmetine bile girmedi. Bu sebeple ülkeyi terk etmeden tüm evraklarınızın tam olduğundan emin olmanız şart. İndiğiniz noktada bütün evraklar teker teker kontrol ediliyor çünkü. 

6.Uçuş

Eğer önceden petinizin taşıma kabının içine tuvalet sorununu çözmek üzere hasta pedlerinden ve biraz mama koyduysanız, arada konuşarak, dokunarak güvende olduğunu hissettirmeniz yolculuk için gayet yeterli benim deneyimlediğim kadarıyla.

7.Varış

Tebrikler! Son aşamaya geldiniz. İndiğiniz havaalanında daha önce e-mail yolu ile iletişime geçtiğiniz sınır kontrol noktası veteriner ofisine giderek evraklarınızı gösterip, bir ücret ödeyerek petiniz adına hazırlanan ülkeye giriş kağıdını alarak havaalanından çıkabilirsiniz.

Neye, ne kadar ödedik?

Kuduz aşısı: 60 TL

Mikroçip uygulaması: 70 TL

Kan alınması & titrasyon başvurusu: 250 TL

Titrasyon testi ücreti: 343.2 TL

Tarım Bakanlığı: 170 TL

Uçak bileti:  250 TL (70 USD)

Gidilen ülkenin havaalanında ödenen ücret: 160 TL (40 Euro)

TOTAL: 1303.2 TL

Bizim deneyimlerimiz bu şekilde gerçekleşti. Şimdi Lizbon’da evimizde mutluyuz. Aklınıza takılan, sormak istediğiniz her şey için iletişim bölümünden bana yazabilirsiniz.

Notlar:

*Yukarıda bahsedilen tüm maddeler 8 kg’ya kadar olan köpek için de aynen geçerli. 

*Malta, İsveç, İrlanda ve İngiltere hariç diğer tüm Avrupa ülkeleri için aynı kurallar geçerli.

(Visited 300 times, 2 visits today)

9 Comments

  1. Ahu 10/05/2018 at 15:06

    Bu ölçülerde plastik kafes bulamadım kedim için. Çanta tipi olmaz dedi thy. Siz nerden temin ettiniz

    Reply
    1. NilBosma 12/05/2018 at 15:06

      Ahu hanım merhabalar,

      Ben bu linkte görebileceğiniz plastik çanta tipi kafesle taşıdım ve kimse bırakın kafesin tipine/ölçüsüne bakmayı, kediyi bile tartmadı.

      Reply
    2. NilBosma 01/08/2018 at 15:06

      Çanta tipi kafesle uçtuk biz, herhangi bir sorun yaşamadık. Öte yandan plastik kafesin ölçüsünün de bir kaç santim oynamasının uçağa binmede sıkıntı yaratacağını sanmıyorum.

      Reply
  2. Erman Cagiral 30/07/2018 at 15:06

    Detaylı açıklama için teşekkürler 🙂 Veteriner sağlık sertifikası almak için götürdüğümüz karne kedinin veteriner tarafından verilmiş klasik karnesi mi? Seyahat için özel bir karne çıkarmamız gerekmiyor değil mi?

    Reply
    1. NilBosma 30/07/2018 at 15:06

      Evet klasik karne, her şey oraya işleniyor. Karne aynı zamanda kedinin kimliği ve pasaportu olarak kullanılıyor.

      Reply
  3. derya 22/07/2019 at 15:06

    merhaba,
    benim kedim çok huysuz arabaya bile binse avazı cıktıgı kadar bagırıyor. acaba sakınleştirici verip yolculuk yapsak bunu kabul ederler mi?

    Reply
    1. Nil Gizem Alpar Bosma 22/07/2019 at 15:06

      Veterinerinize bir danışın, havayolları açısından sorun olacağını sanmıyorum.

      Reply
  4. Sinem Aydemir 03/09/2019 at 15:06

    Merhabalar Nil Hanım,

    Her şeyden önce elinize sağlık! Gerçekten yolcu beraberi, fazla bagaj olarak yurt dışı pet seyahati konusunda tüm detayları paylaşmışsınız.

    Ben ilk etapta kendimi tanıtmak ve evcil hayvan yurt dışı seyahati konusunda ufak bir bilgi vermek isterim. İsmim Sinem Aydemir ve kendi aile şirketimizde çalışmaktayım. Yaklaşık 20 yılı aşkın süredir, uçak yolu ile uluslararası evcil hayvan taşıma hizmeti vermekteyiz. Özellikle Avrupa’da 2 önemli ülkeye (bu destinasyonlara da sıklıkla hayvan sahipleri Pet’lerini götürüyor) Pet girişlerinde dikkat edilmesi gerektiğini belirtmek istiyorum. Bu ülkeler Birleşik Krallık (İngiltere-İskoçya) ve İrlanda’dır.

    Türkiye sizinde yazınızda belirttiğiniz gibi kuduz riski taşıyan ülkeler arasında bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı Birleşik Krallık ve İrlanda, Türkiye’den gelen pet’leri asla ülkesine kabin içerisinde veya fazla bagaj mantığı ile kabul etmemektedir. UK ve İrlanda’ya Pet girişleri kargo ve gümrük şartı ile kabul edilmeketedir. Havayolları arada kargo acentesi talep eder. Acenteler evcil hayvanın kargo rezervasyonu, kargo bileti, gümrük sürecini organize eder. Özellikle AB ülkeleri arasında İngiltere ve İrlanda’ya dikkat edilmesi gerekiyor. Ne yazık ki son dakikada bu kuralı öğrenen çok sayıda hayvan sahibi ile karşılaşmaktayız.

    Bu konu hakkında bir sorunuz olur ise bize kolaylıkla aşağıdaki detaylardan ulaşabilirsiniz.
    Çok sevgiler,

    Sinem Aydemir

    Email: pet@volcargo.com
    Ph: 0212 916 12 40

    Reply
  5. furkan 24/09/2019 at 15:06

    Merhabalar

    Bizler Dinamik Uluslararası Taşımacılık olarak IATA ve IPATA üyesi olan bir kargo acentesiyiz.

    İngiltere,İrlanda,Dubai,Bahreyn,Birleşik Arap Emirlikleri ve bunun gibi birçok ülkeye yolcu beraberinde kedi,köpek girişi yapılamamakta olup kargo statüsünde girişi yapılmaktadır.Bizler bu ülkelere evcil hayvanları ile seyahat etmek isteyen hayvanseverlere hizmet sunmaktayız.
    Dilerseniz bizlere
    http://www.dcargo.com
    instagram/dcargopet
    tel:0212 424 13 80
    pet@dcargo.com
    info@dcargo.com adreslerinden ulaşabilirsiniz.

    Reply

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir