Almati’de 1 gün ve Kazakistan’ın modernleşme süreci

kazakistan almati de yapılacaklar

2016’nın Aralık ayında 1 günlüğüne Kazakistan’ın eski başkenti, şimdilerde ise kültür başkenti diye anılan Almati’ye gitme şansım oldu. Şehir hakkında verebileceğim bilgi oldukça kısıtlı olsa da Kazakistan’ın tarihi ve içinden geçtiği süreç ilgimi çektiği için edindiğim bazı bilgileri sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Almati seyahati ile ilgili notlar

Türk Hava Yolları haftanın 7 günü Almati’ye uçuyor.  Gidiş-dönüş bilet fiyatları ortalama 2200 TL civarında. Uçuşlar yaklaşık 7 saat sürüyor. Kazakistan, Türkiye’den vize istemeyen sayılı ülkelerden bir tanesi. Eğer turistik amaçlı gidiyorsanız herhangi bir ücret ödemeden havaalanında 30 günlük vize alabiliyorsunuz.

Biz Almati’ye sabahın erken saatlerinde vardık ve havalimanına 20 dakika mesafede olan otelimiz Intercontinental’e giderek bir kaç saat uyuduktan sonra şehri keşfetmek için yola çıktık. 

Tarihi ipek yolu üzerinde bulunan ve anlamı Elma Kenti olan Almati için gri ve soğuk bir şehir diyebiliriz.  1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği-SSCB’yi terk ederek Kazakistan Cumhuriyeti’ni ilan etmiş olmalarına rağmen komunizmin etkileri eski başkent olan şehrin her yerinde görülüyor.

Şehrin her yerinde komünist dönemden kalma heykeller bulunuyor.

Aşağıdaki fotoğrafta görmüş olduğunuz süslü katedral Almati’de oldukça nadir bulunabilecek bir yapı.

Svyato-Voznesensky/ Yükseliş Katedrali 

Bunun yanında ülkede teknolojik aletler ve şehir olarak Almati oldukça ucuz. 1 Türk Lirası bugünün kuruyla 89.53 Kazak Tengesi’ne eşit. 

Alkol ise neredeyse bedava. 2 TL’ye 50 cl bira almak mümkün.

Son olarak 1 günlük şehir turu hakkında söyleyebileceklerim:

*Kazak kadınları genelde uzun ve güzeller,

*Restoranlarda et oldukça ucuz ve porsiyonlar büyük,

*Hard Rock Cafe akşam yemeği yada bir şeyler içmek için ideal,

ve son olarak, aşağıdaki fotoğrafta görebileceğiniz gibi kadınlara birayı pipetle servis etmek gibi tuhaf bir gelenekleri var. Şahsen ben sevemedim.

Kazakistan hakkında kısa bilgiler ve modernleşme süreci

Kazakistan’ın yalnızca Almati şehrini oldukça kısıtlı bir zaman diliminde görmüş olmama rağmen yine de Kazakistan hakkında yazmamın sebebi aslında şu an içinde bulundukları modernleşme süreci.

Dünyanın yüzölçümü açısından 9. büyük ülkesi olan Kazakistan’ın topraklarında petrol, gaz, kömür ve uranyum rezervleri bulunuyor. Bunun yanında ülke doğal güzellikleri açısından oldukça zengin ve tarım ve hayvancılık da ekonomilerinin bir parçası. Sahip oldukları tüm zenginliklerle Kazakistan Orta Asya’nın en büyük ekonomisine sahip. 17.5 milyon nüfusa sahip ülkenin %70’i müslüman. 

Nursultan Nazarbayev

Devlet başkanı Nursultan Nazarbayev, 1991 yılında Kazakistan Cumhuriyeti kurulduğunda halk tarafından %98.7 oy alarak devlet başkanı seçilmiş ve bugüne kadar yapılan seçimlerin hepsini kazanmış. Hala devlet başkanı olarak görevini sürdürüyor ve modernleşme sürecini de kendisi yönetiyor. 2010 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen Nazarbayev, büyük bir Atatürk hayranı. Kazakistan’a Atatürk heykeli yaptırmasının yanında üzerinde çalıştığı yasa tasarıları ve devlet görüşüyle de onun izinden gittiği anlaşılıyor. Kendisi şimdilerde yetkilerinin bir kısmını parlamentoya devretmeye hazırlanıyor.

Modern dünyanın gereksinimlerini oldukça iyi gözlemleyen ve çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak için çalışan Nursultan Nazarbayev ve Kazakistan Hükümeti 2017 yılında şöyle bir proje ilan ediyor:

Kamu bilincinin modernleştirilmesi projesi

Bu projenin amacı Kazakistan’ın değişen dünya karşısında kendini geliştirmesi, pozisyonunu ve hedeflerini belirlemesi üzerine kurulu. Bunların gerçekleşmesi için atılması gereken ilk adımın ise kamu bilincinin modernleşmesi olduğunu savunuyor. Bunun gerçekleşmesinin de eğitimin iyileştirilmesi, kültürün korunması ancak ülkenin diğer ülkelerin gerisinde kalmasına sebep olan alışkanlıklarının değiştirilmesi, mesleki iletişim için İngilizce öğrenilmesi, ülkede üretilen her türlü ürünün dünya pazarlarında rekabet edebilecek kalitede olması ve bunun yalnızca maddiyatta kalmayarak eğitim, hizmet gibi entelektüel ürünlerin de bu seviyeye ulaştırılmasının sağlanmasıyla mümkün olduğunu belirtiyor.

Bunlara ek olarak Kazakistan’ın her bölgesinin tarih, tabiat ve kültür değerlerini ortaya çıkartarak, tüm bunları halka ve dünyaya tanıtmak da projenin parçalarından bir tanesi. 

Modernleşme süreci ile beraber 2017’de hazırlanan yasa tasarıları ise şöyle:

1.Kiril Alfabesi’nin kaldırılması ve Latin Alfabesi’ne geçilmesi

Modernleşme adına atılan en önemli adımlardan biri bu. 2017 yılı sonuna kadar hazırlıkların bitirilmesi ve 2018 eğitim-öğretim yılında okullarda Latin Alfabesi’nin öğretilmesi planlanıyor. 2025 senesinde ise dönüşümün tamamlanacağını öngörüyorlar. 

2.Kamu alanlarında başörtüsü ve çarşaf giyilmesinin yasaklanması

%70’i müslüman olan bir ülkede uygulamaya konulması planlanan kararlardan bir tanesi bu. Nazarbayev, 2014 yılında yaptığı bir konuşmada islami giyim hakkındaki düşüncelerini açıklarken şu ifadeleri kullanmıştı: “Biz Arap değiliz. Biz göçebe ve Türkî bir halkız. Araplar gibi kızlarımızı dini, kültürel veya toplumsal baskılarla kapatıp bunu Müslüman devlet imajı olarak kullanamayız.” (Konuşmanın tamamı yazının sonunda.)

Reşit olmayanların dini faaliyetlere çekilmesinin önlenmesi ve ateistlerin haklarının korunması da bu yasa tasarısı altında değiştirilmesi hedeflenen diğer konular. Din işleri bakanı Nurlan Ermekbayev bu yasanın insanların radikal dini hareketlerden uzak durmasına yardımcı olacağı görüşünü savunuyor.

3.Terör suçlularını vatandaşlıktan çıkartma yasa tasarısı

Tasarının amacı anlaşılabileceği üzere teröre verilen desteğin azalmasının sağlanması. 

Özetle:

Kazakistan, Nazarbayev önderliğinde değişim ve gelişime halkını eğiterek ve onların dünya standartlarında bireyler olarak yetişmesini sağlayarak ekonomik ve kültürel olarak gelişmeyi hedefliyor. 

Müslüman bir ülke olmaktan gurur duyduğunu söyleyen devlet başkanı, geriye değil ileriye doğru, karanlığa değil aydınlığa doğru kararlı ve planlı adımlar atıyor. Tasarılar hayata geçirildikten sonra yaşanacak değişim ve ülkenin geleceği pozisyon oldukça merak uyandırıcı. 

Konu hakkındaki ortak görüş, eğer başarırlarsa Kazakistan’ın en güçlü Türk Devleti olacağı yönünde. Hep beraber göreceğiz.

7’den 70’e Kazak halkının mutlu olması umuduyla.

Nazarbayev’in Kazak kadınının giyimi üzerine konuşmasının tam metni:

“Bizim kızlarımız nasıl giyineceğini bilir, Araplardan öğrenecek değiliz… Biz İslam’ı resmi din olarak kabul ediyoruz ve bundan gurur duyuyoruz. Fakat Müslümanlığımızı konu ederek bir yerlere gelemeyiz. Diğer Müslüman devletlere ve İslami yaşama biçimlerine saygımız sonsuz, fakat biz Arap değiliz. Biz göçebe ve Türki bir halkız, Araplar gibi kızlarımızı, dini, kültürel ve toplumsal baskılarla kapatıp, bunu Müslüman devlet imajı olarak kullanamayız. Onları çarşaflara bürüyerek, eve hapsetmek, bizim yolumuz değildir. Tekrarlıyorum! Herkese saygımız sonsuz fakat, giyim kuşam insanların kendi özelindedir. Biz Kazak’ız, halkımız göçebe hayatı süresince, at üzerinde bugünlere kadar kadın-erkek ayrımı yapmadan geldi. Kadınlarımız, erlerinin yanında veya ardında değil, aksine önünde yürürdü.
İslam öncesi dönemlerde, kadınlarımız nasıl isterlerse öyle giyinirlerdi ve toplumu rahatsız etmek gibi bir amaçları hiç olmadı. Bugün ise bir sorun olması, bizim halkımız için mümkün değil. Müslüman ve Sünni bir halk olmamız, insanların hayatlarına karışmamız için sebep değildir.”

Ben Nil. 1990 İstanbul doğumluyum. Marmara İletişim’de okuduğum 2013 yılında Work and Travel programıyla yaşamak ve çalışmak üzere 4 aylığına Amerika’ya gittiğim günden beri şansım yurt dışında yaşamaktan yana açıldı… Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir