‘Burası Sevilla, yaşamı sev illa’

sevilla gezi rehberi
Romantik bir tatil için nereye gidilir? sorusunun yanıtı oldu benim için Sevilla. Üzerimdeki etkisi hala tarif edilemeyecek kadar güzel, 3 gün süren ve anlatmaya doyamadığım bir rüya gibi.

Sevilla, İspanya’da Endülüs bölgesinin (Müslüman İspanya’nın) başkenti. Şehir asırlar içerisinde farklı kültürlere ev sahipliği yapmış ancak Endülüs zamanlarından kalma Arap mimarisi ve havası şehrin dokusuna işlemiş. Araplar gittikten sonra tüm esintileri yok etmeye çalışmak yerine eskiyi yeni kültürle harmanlayıp, büyülü bir şehir inşa etmişler. Bugün, portakal ağaçları ve birbirinden hoş yapılar ile süslü tertemiz, capcanlı ve buram buram tarih kokan sokaklarında yürürken denk geldiğiniz Flamenko dansı ile beraber kendinizi romantizmin hakimiyetine bıraktığınız rüya gibi bir şehir Sevilla.

Sevilla’da görülecek yerler

Sevilla, ortasından geçen Guaddalquivir Nehri tarafından ikiye ayrılıyor ancak düz ve küçük bir şehir olması sebebiyle bütün şehri yürüyerek ya da bisiklet kiralayarak gezmek mümkün. Sevilla gezinizi planlarken şehri en güzel şekilde deneyimlemeniz için tarihi turunuzu şehir turu ile harmanlamanızı, yani mesela günü ikiye bölerek La Giralda Katedrali’ni ve Plaza de Espana’yı gördükten sonra nehir kenarından yürüyüp, şehrin labirent gibi sokaklarını keşfedip, Triana bölgesinde lezzetli Tapas’ların tadını çıkartmanızı ve ardından turunuza devam etmenizi öneririm.

Plaza De Espana

Burası Sevilla şehrinin görkemli meydanı. Maria Luisa isimli parkın içerisine inşa edilen ve etrafı kanallar ile çevrili muhteşem bir yapıya ev sahipliği yapan meydan Sevilla’da ilk görülecek yerler arasında. Burada yapının içini gezebilir, sandal kiralayıp kanalların tadını çıkarabilir, bisiklet kiralayarak parkın içinde turlayabilirsiniz. Meydan, Star Wars serisinin 2. filminde Naboo kenti olarak kullanılmış.

Real Alcazar

1181 yılında Endülüs Emevileri tarafından inşa edilen ve Unesco’nun dünya mirası listesinde olan Real Alcazar muhteşem mimarisi, bahçeleri ve havuzları ile birlikte Sevilla’da Endülüs hakimiyetini en çok hatırlatan yapı. Geçtiğimiz yıllarda Game of Thrones’un bazı bölümlerinin de kaydedildiği saray oldukça büyük ve içerisinde çok fazla detay var. Gezmek için en azından 3-4 saat ayırmak gerekiyor.

Sevilla Katedrali ve La Giralda çan kulesi

1402 yılında Almohad Camii’nin yerine yapılan ve Unesco’nun dünya mirası listesinde olan Sevilla Katedrali, dünyanın en büyük katedrali (16. yüzyılda inşası tamamlanana kadar dünyanın en büyük katedrali Ayasofya imiş) ve 3. büyük kilisesi. La Giralda ise Sevilla Katedrali’nin cami minaresi yıkılarak yerine inşa edilen çan kulesi. Ünlü kaşif Kristof Kolomb’un mezarı burada bulunuyor. Bilet alarak şehrin en yüksek yapısı olan La Giralda’dan şehri kuş bakışı seyredebilirsiniz.

Torro del Oro

Şehirde görülmesi gereken önemli eserlerden biri de Endülüs Emevileri döneminde gözetleme kulesi olarak inşa edilmiş olan Torro del Oro. Günümüzde denizcilik müzesi olarak hizmet veren kule, tarihte uzunca bir süre zindan olarak da kullanılmış.

 Plaza de Toros

Plaza de Toros Sevilla’da meşhur boğa güreşlerinin yapıldığı arena ve aynı zamanda boğa güreşi müzesi. İlgilenenler için girişler ücretli ve arena hala aktif olarak boğa güreşlerine ev sahipliği yapıyor.

Bunların yanında ise Flamenko Müzesi‘ne giderek Flamenko gösterisi izleyebilir, Santa Cruz‘un daracık sokaklarında  (Musevi mahallesi) keşfe çıkabilir, modern mimari ürünü ve dünyanın en büyük ahşap yapısı olan Metropol Parasol’u ziyaret edebilirsiniz.

Sevilla hakkında kısa bilgiler

1.Sevilla, bir çok kaynağa göre tapas’ın (küçük porsiyonlar halinde servis edilen birbirinden lezzetli yemekler)  anavatanı.

2.Endülüs bölgesinin dünyaca ünlü müziği ve dansı Flamenko’da bu şehirde doğmuş.

3.Sevilla tarih boyunca bir çok sanatçıya ilham kaynağı olmuş ve UNESCO tarafından ‘Müzik Kenti’ unvanına layık görülmüş. Bizet’in Carmen’i, Rossini’nin Sevilla Berberi, Mozart’ın Don Juan’ı, Beethoven’ın Fidelio’su bu şehirde geçen en bilinen operalar.

4. Cervantes, Don Kişot isimli eserini günümüzde Denizcilik Müzesi olarak hizmet veren Torro del Oro’da hapis yatarken yazmış.

5.Ünlü kaşif Kristof Kolomb, yelkenlilerini Sevilla’nın Guaddalquivir nehrine indirerek buradan okyanusa açılmış ve Amerika’yı keşfedeceği yolculuk buradan başlamış.

6.Dünyada en fazla portakal ağacının olduğu şehir de -25.000’in üzerinde olduğu söyleniyor- burası.

7. Son maddemiz ise İspanyolların meşhur öğle tatili siesta hakkında. İspanya’nın bir çok turistik yerinde artık uygulanmayan bu eski gelenek, Sevilla’da hala sürdürülüyor. Dükkanlar öğle saatlerinde kapanıyor, sokaklar bir kaç saatliğine sessizliğe bürünüyor ve bir kaç saat sonra dükkanlar tekrar açılıyor, hayat yeniden başlıyor.

Sevilla’ya nasıl gidilir? Hangi mevsimde gidilmeli?

Sevilla’ya İstanbul’dan direkt uçuş bulunmuyor. Bu yüzden Madrid yada Malaga’ya uçarak tren veya otobüs ile Sevilla’ya ulaşmak en çok tercih edilen yöntem. Şehir sıcak bir iklime sahip olduğu için 4 mevsim de seyahat etmek için ideal ancak sıcaklardan çok bunalmak istemiyorsanız ilkbahar ve sonbahar aylarında giderseniz rahatça gezebilirsiniz.

Not: Bu yazıyı Eylül 2017’de Sevilla’ya ilk ziyaretimin ardından yazdım. Ekim 2017’de ise annem ve kardeşim Lizbon’a geldiler ve onlarla beraber bu büyülü şehri bir kere daha görme şansı buldum. 3. seferi şimdiden dört gözle bekliyorum.

2.Not: Bu yazı Endülüs’ün başkenti Sevilla başlığıyla 7 Ocak 2018 tarihinde Milliyet Gazetesi’nin seyahat eki Milliyet Rota’da yayımlanmıştır.

 

Ben Nil. 1990 İstanbul doğumluyum. Marmara İletişim’de okuduğum 2013 yılında Work and Travel programıyla yaşamak ve çalışmak üzere 4 aylığına Amerika’ya gittiğim günden beri şansım yurt dışında yaşamaktan yana açıldı… Devamını Oku

One Comment on “‘Burası Sevilla, yaşamı sev illa’”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir