Lizbon’a gelmeden bilinmesi gerekenler

lizbon hakkında bilgiler
  • 15
    Shares

Hem kendimden hem de Lizbon’u ziyaret eden tanıdıklarımdan bildiğim üzere aklımızda bir Portekiz, bir Lizbon resmi var ama o resim biraz gerçeklerden uzak, biraz fantastik. O sebeple, hem genel bilgileri hem de gelmeden bilmenizin faydalı olacağını düşündüğüm şeyleri bir araya topladım.

Genel & Pratik Bilgiler

  • Eurolar cepte kalsın: Portekiz’de musluk suyu içiliyor,
  • Portekiz’de hemen herkes İngilizce biliyor,
  • Portekizcede kadınlar ‘obrigada‘ erkekler ise ‘obrigado‘ diyerek teşekkür ediyorlar,
  • Sabahları öğlen saat 12:00’ye kadar Bom dia!-Günaydın, 12:00’den 18:00’e kadar Boa Tarde!-İyi günler, 18:00’den sonra Boa Noite!-İyi geceler deniyor,
  • Portekiz bir Akdeniz ülkesi değil, Atlantik Okyanusu ülkesi,
  • Lizbon ve çevresinde belki yüzlerce farklı plaj var, eğer yaz sezonunda geliyorsanız bu plajları ziyaret etmek isteyebilirsiniz ancak Ağustos ortasında bile suyun çoğu zaman soğuk olduğunu ve okyanus kenarının soğuk estiğini aklınızda bulundurmanızda fayda var,
  • Yine yazın ziyaret edecekseniz akşamları üzerinize giymek için mevsimlik hırka, kot ceket gibi kıyafetlere ihtiyacınız olabilir,
  • Portekizliler ırkçı değiller,
  • Havaalanı’nda metro var, havaalanı-şehir merkezi ulaşımı için türlü alternatiflerin anlatıldığı ‘Nasıl giderim?‘in cevabı burada,
  • Lizbon şehir merkezinde Uzakdoğu ile özdeşleşmiş tuk tuk‘lar var. Hem tur hem de taksi olarak hizmet veriyorlar, pazarlık şart,
  • Fado, geleneksel Portekiz müziği, bir nevi Portekiz türküsü, Türkçe karşılığı ‘kader’ olan Fado’yu gelmeden dinlemenizi, geldikten sonra da Lizbon’da canlı olarak dinlemenizi öneririm,
  • Portekizliler kahveyi espresso olarak tüketiyorlar. Eğer kahve sipariş edecekseniz 1 kahve dediğinizde espresso servis ediyorlar, büyük kahve istiyorsanız bunu belirtmeniz gerekiyor,
  • Sigara içiyorsanız Marlboro’nun fiyatı 4.90€,
  • Portekiz bir sörf ülkesi. Lizbon ve çevresinde onlarca sörf plajı, okulu ve hatta köyü var ve tüm yıl dünyanın dört bir yanından sörfçüler Portekiz’e geliyor,
  • Son olarak Lizbon internasyonel bir şehir, dünyanın her yerinden insan yaşamak için burayı tercih ediyor ancak kendi halkı dışında en çok Brezilyalı, Çinli, Capo Verdeli, Hintli, Bangladeşli görüyorsunuz. Geri kalanlar ise diğer Avrupa ülkelerinden ya da Amerika’dan gelenler.

Genel & Tarihi Bilgiler

  • Lizbon İstanbul gibi 7 tepe üzerine kurulmuş, 2 yakası ve köprüleri olan bir şehir,
  • Portekiz’de halkın çoğunluğu (bir çok kaynağa göre %80’i) Katolik,
  • Portekiz’in nüfusu 10,32 milyon, Lizbon nüfusu 506 bin,
  • Avrupa’nın en batı ucu olan Cabo do Roca (türkçesi Roca burnu) Lizbon’a arabayla 40 dakika mesafede bulunuyor,
  • Lizbon şehir merkezi Tejo nehri kıyısında yer alıyor, Atlantik okyanusu şehir merkezinden batıya doğru 20 dakika uzaklıkta,
  • Lizbon karşı yaka Almada’ya 2 adet köprü ile bağlı. Köprülerden biri Vasco da Gama diğeri ve meşhur olanı ise 25 Nisan Köprüsü, karşı kıyıya vapur ile de geçmek mümkün,
  • Ülkenin ve Lizbon’un çoğu yapısı Azulejo adını verdikleri çini ile kaplı,
  • Karşı kıyıda bulunan meşhur isa heykeli Cristo-Rei‘ye tırmanmak ve o yükseklikten Lizbon manzarasını seyretmek mümkün,
  • İstanbul ile bir başka ortak nokta daha: deprem… 1 Kasım 1755’te gerçekleşen ‘Büyük Lizbon Depremi‘nde şehrin %80’i yıkılmış (taş taş üstünde kalmamış), 60.000 kişi ölmüş, şehirde yangın çıkmış ve ardından bir de tsunami olmuş. Meraklısına Lizbon tarihi ve deprem müzesi: Lisboa Story Centre,

Yeme-İçme

  • Superbock ve Sagres yerel biraları, deneyin,
  • Portekiz’e gelmişken meşhur Porto şarabını (koyu kıvamlı, tatlı ve alkol oranı %20’lere varan bir şarap) da denemenizi tavsiye ederim, hediye olarak götürecekseniz Tawny marka Porto şarabını öneririm (fiyatı satıldığı yere göre 7-10 Euro arası değişiyor),
  • Portekiz’e özgü bir diğer şarap ise Türkçesi ‘yeşil şarap’ olan Vinho Verde. Olmamış üzümlerden yapıldığı için asitli ve ekşi bir tadı olan bu şarap, özellikle yaz günleri içmek için ideal,
  • Ginjinha ismini verdikleri bir vişne likörleri var,
  • Her yerde karşınıza çıkacak, kokusu burnunuza gelecek, restoran menülerinde birinci sırada göreceğiniz balık -kurutulmuş vaziyette satıyorlar- Bacalhau, Türkçesiyle: Morina balığı. Deniz ürünü sevmiyorsanız bile Portekiz’e gelmişken denemekte fayda var zira yemek kültürleri %80 Bacalhau ve %20 diğer şeylerden oluşuyor,
  • Portekiz’de yenilen, kültürün bir parçası olan diğer bir balık sardalya. Hatta Haziran ayı boyunca aralıksız süren, yazın gelişini kutladıkları, her yerde sardalya ızgaralarının, süslemelerin ve sabaha kadar sokaklarda sınırsız partilerin olduğu bir sardalya festivalleri (St. Antonio ya da Festas Lisboa olarak da anılıyor) var, buradaki pratik bilgi ise: sardalyayı temizlemeden servis ediyorlar, yerken dikkatli olun,
  • Sardalyayı konserve olarak da tüketiyorlar, özel sardalya konservesi dükkanları bile var,
  • Bir çeşit karalahana çorbası olan Caldo Verde yöresel lezzetler arasında ve oldukça lezzetli,
  • Bitoque, hemen her restoranda görebileceğiniz bir parça et, üzerine kırılmış bir adet yumurta, pilav, patates kızartması ve salata ile servis edilen geleneksel bir Portekiz yemeği,
  • Türkiye’de olduğu gibi sokakta kestaneciler var ancak kestaneler beyaz, sebebi tuzlayarak pişiriyor olmaları,
  • Pastais de Belem, Türkçesiyle Belem Turtası ülkenin en meşhur lezzetlerinden, seveni çok, gelmişken denemek şart,
  • Portekizde içki yanına atıştırmalık olarak bir baklagil çeşidi olan Tremeço, Türkçesiyle Termiye yeniyor,
  • Son olarak, yine barlarda içki yanına atıştırmalık olarak Portekizcede adı ‘caracois’ olan salyangoz yiyorlar.

Önemli not: Restoranlar bizim alıştığımız gibi sürekli açık değiller. Genelde öğle servisinden sonra 15:00’te kapanıp, akşam 19:00-20:00 saatlerinde tekrar açılıyorlar. Bir de servis ve sunum kültürü pek gelişmemiş, beklentinizi yüksek tutmamanızda fayda var.

Alış-Veriş

  • Centro Colombo: Lokasyon olarak meşhur Benfica stadyumunun tam karşısında yer alan Colombo alış-veriş merkezi aklınıza gelecek-gelmeyecek tüm markaları ve ürünleri bulabileceğiniz devasa bir alış-veriş merkezi, içindeki mağazaları bu linkten görebilirsiniz,
  • Seaside: Uygun fiyatlarla ayakkabı alabileceğiniz, hemen her yerde bulabileceğiniz bir ayakkabı mağazası,
  • Celeiro: Organik ürün arayanlar, vejetaryen ve veganların dostu bir sağlıklı yaşam dükkanı,
  • Feira da Ladra: Bit pazarı sevenler Salı ve Cumartesi günleri kurulan bu bit pazarını ziyaret edebilirler, pazar hakkında yazılan yorumlara buradan ulaşılabilir,
  • Livraria Bertrand: Kitapseverler dünyanın en eski kitapçısı ünvanına sahip bu dükkanı ziyaret edebilirler.

*Alış-veriş yaparken tax-free istediğinizi belirtirseniz size ayrı bir Global Blue makbuzu verirler ve eğer ürünleri uçağın kargo bölümüne verecekseniz check-in öncesi, vermeyecekseniz check-in sonrası ürünler ve faturalarla giderek vergi iadenizi nakit olarak alabilirsiniz. Detaylı bilgi isteyenler buraya göz atabilirler.

 

 

Ben Nil. 1990 İstanbul doğumluyum. Marmara İletişim’de okuduğum 2013 yılında Work and Travel programıyla yaşamak ve çalışmak üzere 4 aylığına Amerika’ya gittiğim günden beri şansım yurt dışında yaşamaktan yana açıldı… Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir