Sigarayı nasıl bıraktım

sigarayı nasıl bıraktım
  • 1
    Share

‘Ben bıraktıysam herkes bırakır.’ – Bir eski tiryaki atasözü.

Bu yazıda amacım yol göstermek, yöntem anlatmak, sigaranın zararlarından bahsetmek değil; sigarayla olan ilişkimin ve bitişinin öyküsünü sizlerle paylaşmak. İnsan içinde kendini bulduğu şeylerle empati kuruyor, belki bırakmak bir an olsun aklını kurcalamış olan birine yardımı olur diye umuyor ve anlatmaya başlıyorum.

*Bu bir sigaraya başlama, tiryakilik süreci ve bırakma hikayesidir.* 

 

Nasıl başladım & ne kadar süre içtim

27 yaşındayım, liseye başlar başlamaz sigara içmeye başladım ve 1.5 ay öncesine kadar -19 yaşında 2 gün süren bir bırakma girişimi haricinde- aralıksız sigara içtim: tam 13 sene. Annemin ve babamın sigara içiyor olmaları sebebi ile başlayan pasif içicilik, ergenlik çağı ve arkadaşlarla ilk sigara içme deneyimleri derken bir tiryakiye dönüşmem çok uzun zaman almadı.

Alışkanlıklar ve aktiviteler tek bir özne etrafında toplandı: sigara içmek

Lisede yakın arkadaşlarımdan yalnızca bir tanesi sigara içmiyordu. Okulda boş kalan zamanlarımızı ‘sigara içebileceğimiz’ aktiviteler ile değerlendiriyorduk. Yetişkin olmadığımız ve ailelerimiz sigara içtiğimizi bilmediği için üzerine bir de sürekli bir saklanma ihtiyacı vardı. Yaş ilerledikçe ‘sigara içiyorum ama umarım hastalanmam’ düşüncesi o yıllarda ‘sigara içiyorum ama umarım yakalanmam’ olarak varlık gösteriyordu. Öte yandan aldığımız harçlıkları düzgün bir şeyler yemeye, biriktirip güzel bir şeyler almaya değil de sigara içmeye harcıyorduk. Kitap okumak en keyif aldığım şeylerin başında gelir mesela, ayda 10 kitap alabilecekken okul kütüphanesinde ne varsa onları okumayı tercih ettim. Keyif aldığım başka şeyler olsa da sigara içmek 1 numaralı ve her zaman doyurulmak zorunda olan bir istek olduğu için diğerlerinden ya vazgeçtim ya da erteledim.

Sonra üniversite başladı. 2 ev arkadaşım oldu, ikisi de sigara içiyordu. Alışkanlık olduğu gibi devam etti, ailem de öğrendiği için artık hiç bir engel olmadan her zaman, her yerde sigara içebiliyordum.

Arkasından hemen herkesin sigara içtiği çalışma hayatı, gece dışarı çıkmalar geldi. 20- 24 yaş arası sigara içmenin hayatımda ‘en normal’ olduğu dönem oldu. Aktif hayatın içinde etrafımdaki hemen herkes sigara içiyordu, hepimiz genç ve sağlıklıydık. Sigara içmek bir ‘sosyalleşme aracı’ydı ve sabah kahvaltısının kahve ve sigara olduğu bir hayat yaşıyor ve bundan keyif alıyordum. Zaman zaman sigara içmediğim bir hayat hayal ediyor, sonra bu hayatın çok zevksiz olduğuna kanaat getirip ‘sigara içmeyen insanlar nasıl yaşıyor, anlamıyorum’ diyerek bir sigara yakıyordum.

Ne yaparım da bırakmam, rahat rahat sigara içerim diye düşündüğüm 3 yıl geçirdim

24 yaşındayken eşimle tanıştım, o yalnızca içki içilen ortamlarda sigara içiyor, günlük hayatında sigaraya elini sürmüyor ve benden de bunu bekliyordu. Aynı evde yaşamaya başladığımız ilk zamanlarda ‘dışarı çıksın da rahat rahat sigara içeyim’ diye düşünürken buluyordum kendimi. Kazara günün x bir saati, hiç bir sebep yokken sigara içtiğimi görse büyük problem oluyordu ve ben buna tam 3 yıl direndim. Eğer o gün gerçekten evde rahatlamaya ihtiyacım varsa onun da sigara içeceğini bildiğimden ‘hadi bir şeyler içelim’ diyordum ve rahat rahat içki yanında sigaramı içiyordum. Yapmak istediğim tonla farklı şey varken onları yaparken sigara içemeyeceğimi bildiğimden aktivite olarak içki içmeyi tercih ediyor, yapmak istediklerimi yapmadığım için kendimi suçlu hissediyordum. Ve beni bıraksa, dilediğim gibi sigara içsem hayatın benim için daha kolay ve keyifle yaşanır hale geleceğine inanıyordum.

Sigara içme isteme nedenlerim neydi?

  • Sigara içtiğimde bir rahatlama ve neredeyse canlılık hissediyordum,
  • Gün, ‘günün ilk sigarası’ içildiğinde başlıyordu,
  • Sigara içtiğimde daha rahat organize olduğumu düşünüyordum,
  • Sigara içmeden kafamı toparlayamıyordum,
  • Evde-dışarıda yalnızsam eğer sigara içerek oyalanabiliyordum,
  • Mutlu yada mutsuz bir an yaşadığımda aklıma ilk sigara içmek geliyordu,
  • Arkadaşlarım sigara içiyordu, sohbetlerin yanına çok yakışıyordu,
  • Kahvenin yanında çok iyi gidiyordu,
  • Sigara içmek iştahımı kesiyordu ve hafif hissetmek güzeldi,
  • Yemek yemek arkasından içilecek sigara için güzeldi.

Bu liste böyle uzar gider…

Sigarayı bırakmamla sonuçlanan süreç nasıl başladı

Yukarıda uzunca özetini geçtiğim ‘nasıl başladım?’, ‘içerken motivasyonum neydi?’, ‘sigara içebilmek adına neler yaptım’ı aslında buradan sonra anlatacaklarıma hazırlık olsun diye anlattım.

2017’nin Nisan ayında İstanbul’dan Lizbon’a taşındık. İstanbul’dayken eşim işi gereği sürekli seyahat ettiğinden ayın yarısı evde olmuyordu ve ben sigara içmek konusunda ‘çok büyük’ sıkıntı yaşamıyordum. Sonra Lizbon’a taşındık, işinin şartları değişti ve akşamları eve gelmeye başladı. Ben de sosyal bir çevrem olmadığı ve çalışmadığım için sürekli evdeydim, bu süreçte tüm derdim ‘sigara içebilmek’ oldu. Yeni bir ülkeye taşındık, oturum iznimin çıkması aylar sürecek, evde eşya yok (İstanbul’dan eşyaları getirmesi için anlaştığımız şirket bir nevi dolandırdı bizi eşyalar 6 ay sonra geldi) inanılmaz bir stres var üzerimde ve kendimi resmen çılgın gibi hissediyorum. Yapabileceğim tonla şey var belki ama hiç birine odaklanamıyorum: ÇÜNKÜ SİGARA İÇMEM LAZIM!

İdrak böyle başladı. O zamana kadar eşimin sigara içmenin zararlarına dair gönderdiği makaleleri, araştırmaları okumayı reddettim. ‘Ama mental sağlık da önemli’, ‘senin yediğimiz domateslerin ne kadar kansorejen olduğundan haberin var mı, hele tavuklar’ diye kendimi haklı çıkarmaya çalıştım, içten içe bu söylediklerime inanıyordum bir de.

Anksiyete bozukluğu ve idrak süreci

Yurtdışına taşınmanın, eşya ve oturum izni beklemenin stresi üzerine gizli gizli sigara içmeye çalışmanın stresi ve suçluluk duygusu eklenince psikolojik olarak çöktüm. Sürekli bir endişe hali içerisindeydim, hayattan keyif almıyordum, iç sıkıntım geçmiyordu, ölüm korkusu ve  aklımdaki felaket senaryoları birbirine ekleniyordu. Geceleri yattığımda vücudumu dinleyip, hisettiğim herhangi bir ağrıyı kansere yoruyordum. Kanser olma fikrinin kendisi yeterince kötüyken bir de bu durumu eşime nasıl açıklayacağımı, hissedeceğim suçluluk duygusunu düşünmekten uykularım kaçıyordu.

Sonra bir gün eşimle bir konu hakkında konuşurken anlaşamadık ve kendimi kontrolsüz bir şekilde ağlayarak bağırırken buldum. Nefesim kesildi, inanılmaz çaresiz hissettim. Bu hal böyle bir 1.5 ay kadar devam etti. Ben durumu şartların sebep olduğu stres olarak algılayıp, hayattan hiç keyif alamama durumunun da normal olduğunu düşünürken karşıma Ekşi Sözlük’te anksiyete ile ilgili bir yazı çıktı ve adeta bir aydınlanma yaşadım. Hemen psikolog olan bir arkadaşıma danıştım ve sonuç olarak belirtilerin anksiyete, yani kaygı bozukluğu olduğunda hem fikir olduk.

Ve beni sigarayı bırakmaya hazırlayan süreç burada başladı. Yaşadığım sıkıntının ‘kaygı bozukluğu’ olan bir psikolojik rahatsızlık olduğunu öğrenince neredeyse rahatladım çünkü bu bana içinde bulunduğum durumu anlayarak bununla savaşma şansı veriyordu. Hemen neler yapmam ve yapmamam gerektiğini araştırmaya başladım.

Anksiyete bozukluğu hakkında yazılan hemen tüm makaleler spor yapın, temiz havaya çıkın, hobi edinin, kendinizi eve kapatmayın, sosyalleşin diyor ve sigara ve kahvenin anksiyeyi tetiklediğini, uzak durulması gerektiğini belirtiyordu. Ve benim aklım zaten bu kadar stresliyken sigarayı nasıl bırakacağımı, bunun bana nasıl bir fayda sağlayabileceğini almıyordu.

Sigarayı bırakma fikrine direnme süreci

Bu süreçte daha önce hiç yaşamadığım bir kalp çarpıntısı yaşıyordum ve ilk keşfim bu çarpıntıyı tetikleyenin kahve olduğunu fark etmek oldu. Günün ‘en keyifli’ anları kahve yanına sigara içtiğim anlardı ve artık kahve içemiyordum zira içince kalp krizi geçirecek gibi oluyordum. Bir kahve tiryakisi olarak şaşırtıcı bir şekilde hiç zorlanmadan kahveyi hayatımdan çıkardım ve yine şaşırtıcı bir şekilde bu süreçte eskisinden daha çok sigara içmeye başladım. Ve ne kadar sigara içersem kendimi bir an için rahatlamış ama sürekli artan bir endişe içerisinde buluyordum.

Sigaranın olumsuz etkileri ve bu etkilerin hayatımın kontrolünü ele geçirdiğini idrak ediş

Sürekli sorgu halinde olduğum bu dönemde fark ettiğim olumsuz etkiler şöyle:

  • Günün hatırı sayılır bir kısmını sigara içmek için mazeret yaratmak, eşimden gizli sigara içmek için harcadığımdan hiç bir şeye kendimi vererek odaklanamadığımı fark ettim. Yalnız kaldığım zamanlarda da yaptığım işe sürekli ara verip, balkona çıkarak sigara içiyordum ve bu döngü adeta zamanımı öğütüyordu,
  • Sigara içtikten sonra kötü kokuyordum. Her gece yatmadan, yorgun bile olsam duşa girmek bir mecburiyetti ve maalesef yatağa girdiğimde ellerim ve ciğerimden gelen koku hala oradaydı,
  • Gözüm gibi baktığım dişlerimde lekeler oluşuyordu ve o lekeler çok belli olmasalar da beni rahatsız ettikleri için dişlerimi göstererek rahat rahat gülemiyordum,
  • Her gün sigara almak için 5 Euro harcıyordum ve kendimi sigaram bitmek üzereyken rahatsız hissetmeye başlıyordum. Evden çıkmak istemediğim günlerde bile sigara almak için dışarı çıkmak zorundaydım,
  • Sigara içemeyeceğim bir ortama girdiğimde tek düşüncem sigara içmek oluyordu ve geriliyordum,
  • Sürekli kanser olacağım endişesi yaşıyordum, hissettiğim en ufak bir fiziksel rahatsızlığı kanser olduğuma yoruyordum,
  • Cildim bozulup, yaşlanıyordu, yüzümün ve saçlarımın canlılığı gün geçtikçe azalıyordu

Yani özetle sigara içme alışkanlığım fiziksel ve psikolojik olarak beni kötü etkiliyor, bir de üstelik yaptığım işe karşı motivasyonumu ve verimliliğimi düşürüyor, 13 yıldır hayatımı kontrol ediyordu. Ve ben hep sigara içmeden yaşamayı hiç denemediğim halde bunun imkansız olduğunu ve sigarasız hayatın çok keyifsiz olacağını düşünüyordum. 

Sigarayı nasıl bıraktım

Bir gün yine sigara içtiğim için eşimle saatlerce tartıştık ve sigaraya en çok benzeyen, sigara tiryakileri için tasarlanmış Juul isimli elektronik sigarayı alırsak sigarayı bırakacağım, o zamana kadar günde 4 sigara içebileceğim konusunda anlaştık. Juul yalnızca Amerika’da satıldığı için Amerika’ya giden bir arkadaşımızdan almasını rica ettik.

Ertesi sabah uyanıp sigara içmeyi düşündüğümde yaşadığım bütün bu sıkıntı ve stresten yorulduğumu fark ettim. Evde yıllar önce aldığım ama elimi sürmediğim eski bir elektronik sigara vardı. Gittim ona likit aldım, canım sigara isterse bir tek bunu içeceğim, şimdiden bırakıyorum sigarayı dedim kendime. Aynı akşam evde içki içildi ve eşim evde sakladığı son bir kaç adet sigarayı çıkardı ve içtiğim son sigaralar onlar oldu.

Hemen arkasından dişlerimi temizletmek ve beyazlatmak için randevu aldım. Dişlerim bembeyaz oldu, eve aromaterapi kokuları aldım, sürekli balkonla içerisi arasında mekik dokumadığım için keyfim yerine gelmeye başladı. İçki içersem kesin ararım dediğim sigaranın yerine elektronik sigarayı koydum ve işe yaradı.

Çok büyük krizler yaşamadan, ‘sigara içmem lazım’ hissi geldiğinde ya da sosyal ortamlarda elektronik sigarayı kullanarak 1 ayı geçirdim ve yukarıda bahsettiğim tiryakiler için tasarlanmış Juul geldiğinde artık onu denemek bile istemiyordum. Yalnızca merak ettiğimden ve dünya kadar para vermiş olduğumuz için denedim ve aynı sigara gibi tasarlandığı için tek nefeste beni çarptı, başım döndü, midem bulandı, ilk sigarayı denediğim zaman ne hissettiysem aynılarını hissettim ve dedim ki ‘ben bunu is-te-mi-yo-rum!’ Yıllardır hayatımı sigaraya bağlı, bağımlı, endeksli yaşadım, yerine başka bir bağımlılık koymayacağım.

 

Sigarayı bıraktıktan sonra hayatımda neler değişti

  • Kendime saygım ve güvenim arttı. Sigara içmeden yaşadığım bu yeni hayatımdan ve kendimden keyif alıyorum ve tekrar içme düşüncesi çok saçma geliyor,
  • Endişelerimden arındım, yine kanser olma ihtimalim var ama en azından sürekli kendimi suçlu hissetmiyorum,
  • ‘Kötü mü kokuyorum acaba’ diye bir derdim kalmadı. Tertemiz, mis gibi kokuyorum, burnum daha iyi koku alıyor, evimin içinde güzel kokular bulunduruyorum, aromaterapi kokuları yakıp keyfini çıkarıyorum,
  • Yaptığım işe odaklanabiliyorum. Arada ‘bir şey eksik, bir şey yapmalıyım’ hissi oluşuyor ‘yakaladım seni’ diyorum, o eksiklik hissine kafamı çevirip yaptığım işe devam ediyorum,
  • Yediğimden, içtiğimden daha fazla keyif alıyorum. Sigarayı bırakırsam çok sevdiğim birayı içmekten eskisi kadar keyif alamayacağım diye düşünürdüm, aksine özel biralar deniyorum ve keyifle, yavaş yavaş, tadını çıkara çıkara içiyorum,
  • Spor yaparken ciğerlerimden kötü kokular gelmiyor, terlerken sanki hep içtiğim sigaralar ter olarak çıkıyormuş hissi yerine terlediğim için sağlıklı hissediyorum,
  • Tuvalete çıkamama sorunu olacak diye düşünürdüm hep, 1-2 gün sorun oldu evet ama sonra vücut yeni düzene alıştı,
  • Asgari ücretin yarısı kadar para cebime kalıyor ve otomatikman havaya savrulan bir kalemin cebe kalıyor olması büyük fark yaratıyor, o parayı kendime harcıyorum,
  • Çocuk sahibi olmadan 1 yıl önce sigaranın bırakılması öneriliyor. Yakın gelecekte böyle bir plan yok ama olduğunda hem sigarayı bırakma savaşı vermek, hem de doğacak çocuğa edebileceği kötü etkiler sebebiyle kendimi suçlu hissetmek zorunda kalmayacağım,

Son olarak sigara içmediğim hayatımda ilk defa bir yurtdışı seyahati yaptım ve 2 hafta önce Krakow’a gittik. Hayatımda hiçbir tatilde keşfetmediğim kadar iç mekan keşfettim, yediklerimden ve içtiklerimden hiç almadığım kadar keyif aldım.

Sigarayı bıraktıktan sonra oluşan fiziksel değişiklikler

  • Bunu hepiniz tahmin etmişsinizdir: 4 kilo aldım,
  • Yaşayanlar oluyormuş ama ben öyle balgam, öksürük sorunu yaşamadım,
  • Cildim yavaş yavaş kendine geliyor, yüzüme renk gelmeye başladı,
  • Ağız florası değiştiği için ağızda yaralar çıkabiliyormuş. Bu başıma geldi ama Polonya’dan aldığım Sensodyne marka diş macunundan da şüpheleniyorum çünkü macunu kullanmayı bırakınca yaralar iyileşti,
  • Kendimi daha enerjik hissediyorum, daha kaliteli uyuyorum ve anksiyete etkileri yok seviyede.

Son sözler

Sigarayı bırakmak ‘daha sağlıklı bir hayata’ adım atmaktan çok daha farklı bir deneyim. Bir hayat tarzı, rutin, alışkanlık değişimi. Ben hep sigara içmenin benim için en büyük keyif olduğunu düşünürken kendimi sigara içmediğim her anını keyifle, dolu dolu yaşadığım bir hayattan keyif alırken buldum. ‘İçen de ölüyor, içmeyen de’ diye bir söz var ya hani, bence ‘içmeyen yaşıyor, içen çok şey kaçırıyor’ olarak değiştirilebilir o söz.

Bahsetmek istediğim son şey ise: ben yıllarca sigara içmenin karizmatik bir aktivite olduğunu düşündüm. Atatürk’ün sigara içişinden, filmlerde sevdiğim karakterlerin ellerinde sigara görmekten, güzel bir kadını sigara içerken görmekten keyif aldım. Sigara içtiği için cildi bozulmuş, dişleri dökülmüş bir kadının görüntüsünü hafızamdan hemen silerken, sokakta gördüğüm 50’li yaşlarında hala genç, güzel ve fit gözüken kadının görüntüsünü aklımda tuttum. Kansere yakalanıp ölenleri beynimin gerilerinde bir yerlere saklayıp, ’85 yaşında hala sigara içiyor, mümkün yani’ hatıralarını hatırlattım kendime.

Neden? Çünkü ben bir bağımlıydım. 13 yıl boyunca bağımlılık bana ne dediyse onu yaptım. Sigara içtiğimde yaşadığım rahatlama, motive olma, iyi hissetme halinin aslında vücuduma ihtiyacı olan zehiri verdiğim için bir ‘normale dönme’ hali olduğunu keşfettim. Yani hiç sigara içmediğimde aslında hep sigara içmişim gibi şaşırtıcı bir pozitif his ve enerjiyle yaşıyorum.

Eğer yazıyı buraya kadar okuduysan ve bırakmaya niyetin varsa bol şans diliyorum.

Sorusu olan ya da okuyanlara yardımcı olacak bir hikayesi olan mesaj göndermek yerine yorumlara yazarsa sevinirim. Bu konuda ne kadar çok insan birbirimize destek olursak, o kadar başarılı oluruz.

Not: Ben sigarayı bıraktıktan sonra bir daha hiç aramadım. Bunun sebeplerinden biri anksiyete bozukluğu sebebiyle kullanmaya başladığım Solgar’ın bitkisel sarı kantaron hapı (St Johns Wort) olabilir. Etkilerinde bağımlılıktan kurtulmada yardımcı olduğu yazıyor. Merak edenler araştırabilirler.

Ben Nil. 1990 İstanbul doğumluyum. Marmara İletişim’de okuduğum 2013 yılında Work and Travel programıyla yaşamak ve çalışmak üzere 4 aylığına Amerika’ya gittiğim günden beri şansım yurt dışında yaşamaktan yana açıldı… Devamını Oku

7 Comments on “Sigarayı nasıl bıraktım”

  1. Selam. Sosyalleşme aracı olarak sigara üzerine Google’da gezinirken yazınızı keşfettim. 16 yaşında başladım sigaraya şuan 22 yaşındayım. Üniversite öğrencisiyim bildiğiniz gibi arkadaş ortamları ders araları vesaire hayatım hep sigara. Çoğu kez bırakmayı denememe rağmen tekrar geri başladım. En uzun bırakma deneyimim yaklaşık bir ay kadardı. Geri başlamamdaki en büyük etkenlerden biri sosyalleşme aracı olarak sigarayı kullanmak. Yani bıraktığım zaman sanki hayatımda büyük bir boşluk olacak gibi. Elektronik sigara almayı düşündüm ama hala kararsızım. Bu arada somestr ev ortamı derken 2 gündür içmiyorum devamı gelir mi gelmez mi bilemem. Asıl sormak istediğim sigarayı sosyalleşme aracı olarak kullanmayı nasıl bıraktığınız…

    1. Selam Pancu,
      Sigarayı bırakmanın önündeki en büyük iki engel bana göre bu ‘sosyalleşme’ kısmı ve bıraktıktan sonra arkadaş çevresinden gelen ‘iç bi tane ya nolucak’ baskıları. İnsan hem içmeyince ne yapacağını bilemiyor, hem de ‘acaba dışlanacak mıyım?’ düşüncesiyle mücadele ediyor. Sigara içmek istemesen bile direkt ya da dolaylı olarak psikolojik baskıya maruz kalıyorsun.

      Ben hem bu boşluk duygusunu yaşamaktan, hem de arkadaş ortamında zayıf bir anıma denk gelir de sigara içerim diye elektronik sigarayı devreye soktum hemen. Sigara içilen ortama girdiğimde elektronik sigarayı yanıma alıyorum, böylece hem boşluğa düşüp ne yapacağımı şaşırmıyorum, hem de bir şeyler kaçırıyormuş hissine kapılmıyorum. En önemlisi de normal sigara içmediğim için kokusu kötü geliyor, boşlukta da olmadığım için tekrar sigara içmek gibi bir düşünceye kapılmıyorum.

      Yani sorunun cevabı kısaca: sosyalleşme aracı olarak sigaranın yerine elektronik sigarayı koydum. Araştırdım, okudum, belgeseller izledim ve sigara bağımlısı olmaktansa kendimi sigaradan uzak tutma aracı olarak elektronik sigara kullanmak benim aklıma yattı, gayet güzel de işe yarıyor. Basit ve kullanışlı bir elektronik sigara, severek tüketebileceğin bir likit alarak deneyebilirsin. Yalnızca boşluğa düştüğün anlarda ya da sosyalleşirken kullanırsan bir süre sonra günün normal akışında aklına gelmemeye başlıyor.

      BBC’nin elektronik sigara hakkında şöyle bir belgeseli var, karar vermende yardımcı olabilir: http://www.dailymotion.com/video/x5x98dp

      Umarım kendine en uygun yöntemi bulur ve yola sigarasız, daima güzel kokulu, özgür, sağlıklı ve enerjik devam edersin. Bol şans!:)

  2. Merhaba. Yaklaşık 20 yıldır sigara içiyodum vee akupunktur ile sigarayı bırakmaya çalışıyorum. 3 gun oldu 🙂 tek sıkıntım anksiyete bozukluğu yaşıyor olmam. ‘Nikotin yoksunluğu’ nedeni ile bunu yaşamak normalmiş. Ama zorlanıyorum. Hatta az oranda pasiflora kullanıyorum. Belkide akupunktur yerine başka bi yöntem denemeliyim. Bilemiyorum, görüldüğü gibi kafam karışık. Tavsiyeniz olur mu, bu anksiyete nöbetleri normal mi, geçecek mi, ne zamann 🙂

    1. Tuğba hanım merhaba,

      Ben kendim akupunktur tedavisini denemediğim için tam olarak nasıl bir süreç içerisindesiniz bunu bilemiyorum. Öte yandan sigara bırakıldığında nikotin yoksunluğu sebebiyle kaygı bozukluğu yaşanabiliyor ve bildiğim kadarıyla 3 hafta kadar sürüyor. Sigarayı bırakmak motivasyon ve direnç işi, akupunktur tedavisine de başlamışken en azından 21 gün dişinizi sıkabilseniz bence işe yarayacaktır.

      Hem fiziksel, hem de psikolojik olarak çok fazla değişimin olduğu zor bir süreç bu, daha sağlıklı olacak olmanın güzelliğine odaklanıp, bitki çayları içip, sigara içmek için ayrılan süreyi daha faydalı şeylere ayırmak, eve güzel kokular almak gibi ‘sigara içmediği için kendini ödüllendirmek’ temalı yapılabilecek bir sürü şey var. Kendinizi rahatlatacak bir kaç şey denerseniz eğer anksiyete nöbetleri de azalacaktır bence:)

      İzlemediyseniz eğer ben bu linkteki konuşmayı çok faydalı buluyorum.

      Umarım kendinizi en kısa zamanda daha iyi hissedersiniz. İstedikten sonra sigarayı bırakabileceğinize şüphem yok.

      Sevgiyle,

      Nil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir