Röportaj: Madrid’te yaşamak ve çalışmak üzerine

Yurt dışında yaşayanlarla yaptığımız röportaj serisinin ilk konuğu İspanya’nın başkenti Madrid’te yaşayan Gözde Dinç. Kendisine soruları yanıtlamayı kabul ettiği için teşekkür ediyor, sizleri Gözde’nin yurtdışında yaşam hikayesi ve deneyimleri ile başbaşa bırakıyorum. Keyifli okumalar!

Merhaba, bize kendinden bahsedebilir misin?

-Merhaba ben Gözde, 26 yaşındayım. Psikoloji mezunuyum ve endüstri psikolojisi üzerine master yaptım. İnsan kaynakları uzmanı olarak çalışmaktayım. Şu ana kadar 4 farklı ülkede yaşadım ve birçok ülkeyi ziyaret ettim. Farklı kültürlerden insanlarla tanışmayı, yeni yerler keşfetmeyi ve egzotik yemekler denemeyi çok seviyorum.

Yurt dışına taşınma kararını nasıl aldın? Ne zamandır İspanya’da yaşıyorsun?

-Yurtdışına taşınma düşüncesi 4 yıl önce Hollanda’ya değişim öğrencisi olarak gitmemle başladı. İfade özgürlüğü, yaşam stili, eğitim kalitesi, sanat anlayışı ve çalışma şartları Türkiye’den çok çok farklıydı. Türkiye’ye geri döndüğümde eski yaşamıma alışmakta zorluk çektim ve master eğitimim için Avrupa’ya gelmeye karar verdim. 3 yıl önce İspanya, Valensiya üniversitesine başladım. Master programı kapsamında Portekiz Coimbra üniversitesinde de 6 ay okudum. Daha sonra Madrid’de bulunan bir şirketten iş teklifi olarak buraya yerleştim.

Yurt dışına taşınmadan önce nasıl bir hayatın vardı? Nerede yaşıyordun, okulundan ve sosyal hayatından memnun muydun?

-Yurtdışına taşınmadan önce Ankara’da ailemle yaşamaktaydım. Ankara benim için sevimsiz bir şehirdi. Ancak, üniversite eğitimimi ODTÜ’de tamamladım, kampüs ve eğitim hayatı bana birçok şey kattı.

Yurt dışına taşınmadan önce de sık sık diğer ülkelere seyahat eder miydin?

-Evet, yaz tatillerimi diğer ülkeleri ziyaret ederek değerlendiriyordum.

Yurt dışına taşınma sürecinde neler yaşadın? Zorlandığın noktalar oldu mu?

-Taşınma süreci beklediğimden daha da kolay oldu. Belki de taşınmayı çok istediğimden dolayı, zorlukla başa çıkmam daha kolaydı. Ama tabi ki zorlandığım zamanlar oldu. Örnek vermek gerekirse, İspanya da İngilizce konuşan insan bulabilmek çok zor. İlk geldiğimde tek kelime bile bilmiyordum. Birçok kere sadece el kol hareketleriyle anlaşabildim. Diğer zorluklar; Farklı ev arkadaşlarıyla yaşamaya alışmak, yeni arkadaşlıklar kurmak, yeni damak tatlarına alışmak, bürokratik işlerle uğraşmak (ki bence en yorucu kısmı bu, özellikle İspanya’da yaşıyorsanız 🙂

◊İspanya’nın pozitif tarafları ve orada yaşıyor olmanın avantajları neler?

-Öncelikle İspanya’da yaşam kalitesi Türkiye’ye göre yüksek. Madrid’de yaşamaktan keyif alıyorum. Güvenlik, eğitim, çalışma şartları, yeşil alan ve sanatsal etkinlikler’den çok memnunum. Özellikle sosyal hayat yönünden çok zengin, İspanyollar gerçekten hayattan keyif almayı biliyor. Pazartesi iş çıkışında bile bar ve restoranları full görebilirsiniz. Diğer bir avantaj ise dil öğreniyor olmam, üstelik her gün pratik edebiliyorum 🙂 Bir diğer avantaj ise hava durumu, yaz kış her yerde turist görebilirsiniz. Üstelik yazın İbiza, Mallorca gibi adalara hafta sonu tatiline gitmek çok kolay.

Yurt dışında yaşamanın zorlukları neler? İspanya’da sana uymayan, sevmediğin şeyler var mı?

-İlk aklıma gelen şey dil zorluğu. Özellikle bürokratik ve sağlık konularında İspanyol arkadaşlarınızdan yardım istemek zorunda kalabilirsiniz. Diğer konu yavaşlık. Bürokratik işlemler aylarca sürebiliyor.
İspanyollar hayattan keyif almayı biliyor demiştim değil mi? Evet bazen 2 saat süren ‘siesta’larından bahsetmem lazım. Siesta, öğlen tatilinde insanların dinlenmek adına kısa aralıklar ile uyumasıdır, buna kestirme de diyebiliriz. Özellikle küçük şehirlerde bütün okul, restoran, mağaza ve devlet daireleri öğle arasında kapalı oluyor.

İspanya’da Türk olduğun için sana farklı davranıldığını hissettiğin oluyor mu? Sosyal hayatından memnun musun?

-İspanya’da yaşayan Türk populasyonu Kuzey Avrupa ülkelerine kıyasla çok az. Bu yüzden Türkiye hakkında çok fazla bilgi sahibi değil İspanyollar. Genel olarak Türkiye hakkında çok meraklılar; özellikle din, yaşam şekli ve politika ile ilgili sorular soruyorlar. Sosyal hayatımdan memnunum, genel olarak çok sıcak ve samimi insanlar. Arkadaş edinmek ve araların katılmak kolay.

Türkiye’ye dair en çok neleri özlüyorsun?

-Türk yemekleri! Çok özlüyorum, her ne kadar Türk restoranları olsa da aynı değiller. Ve tabi ki ailemi ve arkadaşlarımı.

Türkiyeyi ne sıklıkla ziyaret ediyorsun? Ziyaretlerinde en çok nerelere gitmeyi tercih ediyorsun?

-Yılda bir ya da 2 kere ziyaret edebiliyorum. Ziyaretlerimde İstanbul ve Ankarada’ki aile bireylerini ve arkadaşlarımı ziyaret ediyorum.

◊İspanya’yı ve Türkiye’yi birer cümle ile anlatmanı istesek nasıl tanımlardın?

-Türkiye: Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.
İspanya: Viva la vida!

Yurt dışında başına gelen en ilginç/komik olay neydi?

-Hollanda’ya değişim için gittiğim ilk hafta, bölümdeki insanlarla tanışıyordum. Hangi ülkeden olduğumu sordular. Türkiye diye yanit verdim. Cevaplardan biri şuydu ‘’ Aa gerçekten mi, ama sen Türk olamazsın, bunu iltifat olarak al!’ Bu yorumdan sonra dumur olmuştum. Üzücü ama hala aşılması gereken Türkiye ön yargısı var.

Son olarak yurt dışına taşınmak isteyenlere ve özellikle İspanya’ya yerleşmek isteyeceklere tavsiyelerin nelerdir?

-Yerleşmeden önce İspanyolca öğrenmelerini tavsiye ederim.

Bizi sosyal medya üzerinden takip edebilirsin!

2 Replies to “Röportaj: Madrid’te yaşamak ve çalışmak üzerine”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir