Kuveyt’te yaşam ve Kuveyt’te çalışmak

kuveytte yaşam ve çalışmak
  • 8
    Shares

2014 yılının Ekim ayından 2015 yılının Ocak ayına kadar bir Türk restoran zincirinin Kuveyt’te bulunan şubelerinde çalıştım. Üniversiteden yeni mezun olmuştum, part-time bir işim vardı ancak bir kaç ay içerisinde o zamanlar Fiji’ye taşınan erkek arkadaşımın (şimdi eşim) yanına gitme planları olunca, gidene kadar kısa zamanda para biriktirebileceğim bir iş bakmaya başladım. Tesadüf eseri karşıma Kuveyt şubelerine personel arayan bu restoran zinciri çıktı. Başvurdum, Türkiye’de mülakata girdim, işe kabul edildim ve iki hafta içerisinde Kuveyt’teydim. Aşağıda hem yaşama ve çalışma şartlarından bahsedeceğim, hem de henüz Kuveytteyken eski bloguma yazdığım ‘Kuveyt’te 3 ay’ yazısını ekleyeceğim.

Kuveyt iş başvurusu süreci

Orta doğu ülkelerinin bir çoğunda ama özellikle Katar, Kuveyt ve Dubai’de Türk restoranlarının şubeleri bulunuyor ve bir çoğu Türkiye’den personel alıyorlar. Benim çalıştığım restoranın Türk işçi alımları o dönem Türkiye’de bulunan insan kaynakları aracılığı ile yapılıyordu ancak bildiğim kadarıyla son zamanlarda işe alımlarla direkt Kuveyt’teki franchise sahibi firma ilgileniyor. Ben işi hali hazırda orada çalışan bir tanıdık vasıtasıyla bulduğum yani referansım olduğu için şirkete mail gönderdim, görüşmeye çağrıldım, mülakata girdim ve işe alındım.

Kuveytte çalışma şartları

Mülakat esnasında şirket bana işe başlayabileceğim tarihi sordu. 2 hafta sonrasında anlaştık. Şartlar haftada 6 gün, günde 8 saat çalışacağım iş için şu şekildeydi:

  • Gidiş-dönüş uçak bileti,
  • 1500 USD (452 KD) maaş + tip,
  • Konaklama,
  • Öğle yemeği,
  • Ulaşım (servislerle sağlanıyordu)

Maaş restoranlarda servis/host/barmen olarak çalışanlar için aşağı yukarı bu aralıkta. Mutfak personeli ve yönetim kadrosu ise bu tutarın 2-3 katını kazanıyor. 

Kuveyt çalışma vizesi nasıl alınır?

Benim çalıştığım şirkette ilk 3 ay deneme süreciydi. Bu sebeple bana Kuveyt’e çalışmak için gittiğimi ve kalacağım yeri belgeleyen bir kağıt verdiler ve ben Kuveyt’e indikten sonra (Türkler 3 aya kadar kalışlarında Kuveyt vizesini havalimanında ücretsiz olarak alabiliyorlar) bu kağıt ve 3 ay sonrasına ait dönüş biletimle beraber pasaport kontrolüne gittim ve 3 aylık vize pasaportuma işlendi.

Eğer 3 aylık deneme sürecinden sonra Kuveyt’te çalışmaya devam etmek isteseydim, şirket 3 ayın bitiminde ben Türkiye’ye döndükten sonra benim adıma çalışma izni başvurusu yapacaktı ve izin çıktıktan sonra çalışmaya devam etmek üzere geri dönecektim. (Başvuru için kişiden istenen belgeler: 2 adet vize başvuru formu, sabıka kaydı, sağlık raporu, 2 adet fotoğraf ve en az 1 yıl geçerli pasaportun fotokopisi.)

Kuveyt’te yaşam

Yeme içme

Kuveyt’te yaşam genel olarak alışveriş merkezleri içine sıkışmış durumda. Bunun ana sebebi havanın yılın yarısında çok sıcak olması. Hal böyle olunca sokaklar şeklinde dizayn edilmiş, açık alanı olan ya da deniz kenarına inşa edilmiş farklı tarzda alışveriş merkezleri mevcut. Buralarda aklınıza gelebilecek her markanın mağazası bulunuyor. Restoran konusu ise ayrı bir dünya çünkü çeşidin sınırı yok. Lübnan, Türk, Akdeniz, İtalyan, Uzak Doğu mutfağı restoranlarının yanında TGİ Fridays, Cheesecake Factory gibi ünlü franchiseların da şubeleri bulunuyor. Kuveytliler paralarının büyük kısmını dışarıda yemeye harcadıkları için hemen her restoran inanılmaz lezzetli yemekleri, iyi bir servisle sunuyor ama tabii fiyatlar pahalı. Benim çalıştığım restoranda bugün 1 tabak mercimek çorbası 1.9 Kuveyt Dinarı, yani neredeyse 26 Türk Lirasına tekabül ediyor. Mağazalardaki fiyatlar ise Türkiye fiyatları ile hemen hemen aynı. İndirim zamanlarında daha bile uygun olduğu oluyor.

Market alışverişi

Market fiyatları Türkiye ile kıyaslandığında ortalamanın biraz üzerinde ancak restoranlarda olduğu kadar uçuk bir fark yok. Büyük marketlerde aradığınız her şeyi bulabiliyorsunuz. Türk ürünleri de satılıyor.

Kültür

  • Benim deneyimlediğim kadarıyla Kuveytliler kaba insanlar. Servis sektöründe, evlerinde hep yabancılar tarafından hizmet aldıkları için farklı milletlerde insanlara emrederek yaşamaya alışmışlar. Bana göre bu bir sorundu.
  • Kendileri kapalı olmalarına rağmen açık olan insana yan gözle bakmak, taciz etmek gibi bir tutumları yok. Bu konudaki rahatlıkları beklentimin üzerindeydi.
  • Kuveyt’te alkol satışı ve içmek yasak. Yakalananı hapse attıklarını duydum ama aynı zamanda kapalı kapılar ardında partiler yapıldığını da duydum. Katar’da olduğu gibi en azından otellerde serbest bırakalım bile demedikleri için el altından ev yapımı rakı/vodka satışı oluyor. Bunları satanlar da risk aldıkları için fiyatlar pahalı, denetlenmediği için sağlık açısından zararlı olma, bir de alkollüyken yakalanma ihtimali var. Ama alkol bulmak mümkün mü? sorusunun cevabı: evet, mümkün.
Kuveyt gerçekleri
  • Pozitif bir gerçek, hizmet sektöründe çalışan herkes yabancı olduğu (Mısırlı, Filipinli, Bangladeşli, Hintli, Sri Lankalı ve Suriyeliler başta olmak üzere) için her yerde İngilizce konuşuluyor.
  • Taksiye bindiğinizde gideceğiniz yeri söyleyip fiyatta anlaşmanız gerekiyor. Yoksa sürpriz bir fiyatla karşılaşmanız olası.
  • Bir Kuveytliyle kavga etmek ve vurmak suç sayılıyor. O sebeple bir tartışma halinde kaba kuvvete başvurmamakta fayda var zira ülkenin tüm yasaları Kuveytliyi korumaktan yana.
  • Her ne kadar başı açık diye kimseye farklı davranılmasa da baskının hissedildiği bazı durumlar söz konusu. En güzel örneği, benim de kaldığım bizim şirkete ait kadınlar/erkekler diye ayrılmış iki bloğun ortasında bulunan Mısırlı bekçi tarafından sürekli izleniyor olmak. Kaçta geldin, kaçta gittin, erkekler binasına mı gitmeye çalışıyorsun? Eğer eve geç gittiysen (diş geçirebildiğini, bana denk gelmedi) sorguya çekmekten de çekinmiyordu.
  • Beni en çok şaşırtan olaylardan biri ise şirketin gider gitmez pasaportuma el koyması oldu. Şirket kimse onlardan izinsiz hareket edemesin diye herkesin pasaportunu alıyor, geri almak içinse ofise gidip bir sürü kağıt işi yapmak, imza toplamak vs. gerekiyor.
 Çalışmak için Kuveyt’e gideceklere tavsiyeler
  • Kuveyt’e hemen herkes gibi para biriktirmek için gidiyorsanız eğer, maaşınız TL’ye çevirince ne kadar yüksek görünse de Kuveyt’te harcadığınızda o kadar da değerli olmuyor. Bu sebeple şirketinizin verdiği konaklama, yol, yemek gibi ek haklar ay sonunda cebinizde kalacak paranın miktarını belirliyor.
  • Tiyatro, sinema, konser gibi sanat/etkinlik seven biriyseniz eğer Kuveyt’te zorlanmanız olası. Eğer şanslıysanız iyi anlaştığınız bir iki kişiyle dışarıda yenilen yemekler, sahil ya da AVM yürüyüşleri Kuveyt’teki sosyal hayatınız olacak, bunu bilerek gitmenizde fayda var.
  • Yaz döneminde dayanılmaz sıcaklara, kış döneminde beklenmeyen soğuklara ve herhangi bir zamanda çıkabilecek çöl fırtınalarına hazırlıklı olmanız, klima ile yaşama fikrine alışmanız lazım.
  • Kuveyt’e gidip de memnun kalır ve aile üyelerinizden birinin yanınıza taşınmasını isterseniz (anne, baba, eş, çocuk) oturum izniniz varsa ve ayda 250 KD  üzeri para kazanıyorsanız bu mümkün.

Sonuç olarak; çalışıp para kazanmak, biriktirmek için bir şeyleri geride bırakmaya hazırsanız, yalnızca kuracağım arkadaşlıklarla beslenirim, bana yeter diyorsanız Kuveyt’te çalışmak size göre olabilir. Benim kişisel deneyimim oldukça zorluydu, 3 ayı etrafımdaki insanlar sayesinde tamamlayabildim ve o insanlar Kuveyt’te çalışmaya devam ediyorlar. Birbirlerine destek oluyorlar, dayanamayacak gibi olduklarında bir kaç günlüğüne Türkiye’ye tatile gidiyorlar ve Kuveyt’teki yaşamları bir şekilde devam ediyor.

Aşağıda Kuveyt’teyken yazdığım, pesimist ancak yine de gerçekleri yansıttığını düşündüğüm yazımı paylaşıyorum. Kuveyt’i gözünüzde canlandırmanıza bir nebze de olsa yardımcı olacaktır diye umuyorum.

Kuveyt’te  3 ay

Tam olarak 79 gündür Kuveyt’teyim. Başlarda kelimenin tam manasıyla kabustan farksızdı. Kadın dediğin Abaya (bildiğimiz kara çarşaf), erkek dediğin Dishdasha denilen giysiden ibaret. Ve kıyafetlerin içi, medeniyetten nasibini almamış, tek tip insanlarla dolu. Neredeyse 3 ay kadar kendilerine maruz kaldıktan sonra, kabus etkisi biraz olsun azaldı benim için. Lakin anlatmazsam çatlayacağım.

Kuveyt’te erkek.

Ve kadın.

Önce biraz geriye gidelim. Saddam Hüseyin 1990 Ağustos’unda Kuveyt’i Irak’ın petrolünü çalmakla suçlayarak işgal ediyor. Ülkeyi ele geçirmesi yalnızca 2 gününü alıyor. 400.000 Kuveytli yani ülke nüfusunun yarısı ülkeyi terk ediyor. Paraları değerini kaybediyor, çok uzun sürmese de bir dönem yurtlarından olup, perişanlık yaşıyorlar. Sonra Amerika geliyor, petrol üzerine hakimiyetini kurup, ülkenin huzurunu geri veriyor!

Şaşırtıcı olan, ne ülkede ne de ülke halkında işgalin en ufak bir izine rastlamak mümkün değil. Acı insanı, milletleri dönüştürür genelde. Ama Kuveyt için durum farklı.

Kuveytliler devletten aldıkları aylıklarla geçiniyorlar. Nüfusun tamamına yakını çalışmıyor. Elektrik, su bedava. Bir litre benzinin fiyati 0.24 Amerikan dolarına tekabül ediyor. Ülkenin iş gücünü Filipinliler başta olmak üzere, Mısırlılar, Hindistanlılar, Bangladeşliler ve diğer ülke vatandaşları oluşturuyor. Petrol ile ilgili olan işleri ise çoğunlukla Amerikalılar yürütüyor.

Peki Kuveyt’te insanlar ve hayat neye benziyor?

Kadınlarla başlayalım. Bir çoğu kara çarşaf giyiyor, peçe takıyor. Görebildiğimiz yegane kısım olan gözleri sürmeli ve neredeyse tamamının kaşları dövme. La Senza, Victoria’s Secret alış-veriş yapmayı en çok sevdikleri mağazaların başında geliyor. Dışarıda yemek yemeye bayılıyorlar. Lakin ne yemek! 4 kadın bir masaya oturup,  abartısız 10 kişiyi doyuracak sipariş veriyor -elbette ki emir cümleleriyle- ve akabinde ilk insandan bu yana nasıl yemek yenmesi konusunda yaşanan tüm gelişmeleri hiçe sayarak, önlerine konan her şeyi elleriyle yemeye başlıyorlar. Çatal kullananı da yok değil lakin hemen hepsinde sonuç aynı: masa, sandalye, yemek yedikleri alan yağa bulanmış bir savaş alanına dönüyor. Bunu kültürün bir parçası olarak değerlendirmek insan aklına, muhakeme kabiliyetine, bu zamana kadar yaşanan tüm gelişmelere hakaret olur diye düşünüyorum. Bunun sebebi düpedüz kültürsüzlük.

Bir mağazanın orta yerinde, etrafta hiç çalışan yokken avazı çıktığı kadar ‘Excuse me’ diye bağıran bir kadını Kuveyt’ten başka nerede görebilirsiniz bilmiyorum. Ya da restoranda yemek yerken, çocuğunun yere düşen patatesleri yemesine kaç anne müsaade eder? Hiçbir meşgalesi yokken, doğurduğu çocuğa bakıcı, evine ev işlerini yapacak birini alarak iyice bomboş bir hayat sürdürmek ve kati suretle kendini geliştirmemek. Kuveytli kadınların hayatlarıyla yaptıkları bundan ibaret. Yemek yemek ve alış-veriş yapmak için dışarı çıkmaktan ve seksten başka enerji sarf ettikleri bir şey daha var. Yedikleri yemeğin fotoğrafını Snapchat üzerinden arkadaşlarıyla paylaşıp hava atmak, Instagram üzerinden paylaşarak tüm merakları gidermek.

Erkekler. Cuma namazına gidiyorlar. Çoluk çocuk dışarı çıkıp yemek yiyecekleri zaman siparişi falan kadın veriyor, onlar genel olarak yeme kısmıyla ilgileniyorlar. Pek bir numaraları yok. Geleneksel kıyafetlerini giyip ortalıkta dolanmaktan başka bir şey yaptıklarını görmek zor. Devlet kadınlara maaş verdiğinden, erkekler de çalışmadığından öyle kadının üzerinde muazzam bir baskı falan kuramıyorlar. Kadınlar erkeğin yanında pek fena durumda değiller yani.

Çocuğu olan her ailenin muhakkak bir bakıcısı var. Tek tip kıyafetlerle, ayaklarında terliklerle yanlarında gezdirdikleri. Çocuğun tüm yükünü üzerine almakla kalmayıp, ebeveynlerin her türlü kaprisini çekip, ayak işlerini yapan. Her aile bakıcısına başka türlü davranıyor. Bakıcısıyla beraber dışarıda yemek yiyecek ailelerin farklı tutumları durumu açıklar sanıyorum:

a. Kendileri başka, bakıcıları başka bir masaya oturuyor. Onun için de bir şey sipariş ediyorlar, sipariş ettiklerinden ona da bir tabak hazırlayıp veriyorlar, yada hiçbir şey vermiyorlar.

b. Bakıcıyla aynı masaya oturuyorlar. Ona da menü veriyorlar, onun için de sipariş veriyorlar, yediklerini onunla da paylaşıyorlar ya da aynı masada oturup, kendileri bir güzel yemek yerken önünde boş bir tabakla onları izlemesinden en ufak bir rahatsızlık duymuyorlar.

Bu açıdan vicdanlısı da var vicdansızı da anlayacağınız. Ortalamaya vurursak vicdandan söz etmek pek mümkün değil. Çalışanlara nasıl davranılacağı konusunda herhangi bir standart yok, çok düşük ücretlerle, saygı göstermeden çalıştırdıkları bu insanların gördükleri muamele ‘köle’ muamelesi. İşverenlerinin vicdanına bağlı olarak yaşamaya çalışıyorlar. Tam olarak sömürü düzeni. Her yer Kuveyt halkına hizmet etmekle sorumlu insanlarla dolu. Tuvaletler dahil. Bu insanların görevlerinin arasında ellerini yıkayan Kuveytlilerin peçetesini uzatmak var. Gerisini siz düşünün.

Aklımın almadığı durumlar:

Restoranda suratı duvara dönük, yemek yemek üzere olan bir kız, tepesindeki kamerayı işaret ederek ‘kapatın şunu, kameradan suratımı görecekler, haram’ diye serzenişte bulunuyor. Bu serzenişin sahibi, garsona yiyebileceğinin beş katı kadar siparişi üstelik emrederek vermiş, masaya gelen her şeyin fotoğrafını çekmiş, paylaşmış. Şöyle bir bakınca dünyadaki açlık sorununun sebebi onun bu kadar çok tüketmesi gibi gözüküyor ama o yüzünü saklamanın derdinde. Cennete gidecek.

Restoranda tek başına oturan bir kadının karşısındaki sandalyeyi çekip oturan bir adam düşünün. Oraya oturuyor çünkü karşısındakini eşi zannediyor. Ama değil. Kadın adamı sapık zannediyor çünkü adam bir terslik olduğunu fark edince özür dilemek yada açıklama yapmak yerine kalkıp yana döne sağa sola bakınmaya başlıyor. Karısının oturduğu masayı bulup, karısını alıp, ortamı terk ediyor. Çünkü medeniyet bu topraklara hiç uğramamış.

Şaşırtıcı bir diğer durum, kendileri kapalı olmalarına rağmen açık insanı taciz etmiyorlar. Hatta açık yada kapalı olmanızla ilgilenmiyorlar diyebilirim.

Benim için:

Güzel bir maaşla, günde 8 saat, haftanın 6 günü çalışıyorum. Çalıştığım şirkete ait olan bir binada, Kuveyt’in nadir güzel sayılabilecek deniz kenarındaki semtlerinden birinde kaliyorum. Biri Tunuslu, biri Türk 2 ev arkadaşım var. 2’si de birbirinden tatlı. İşe her gün kapımın önünden servisle gidiyor, servisle eve geri bırakılıyorum. Para kazanıyorum ve istemediğim müddetçe neredeyse hiçbir şey için para harcamak zorunda değilim. iş arkadaşlarımın hepsi birbirinden şahane insanlar. Tanımaktan en çok mutlu olduğum insanlardan birini burada tanıdım. Ama hiçbir şey kabalığın günlük hayatın bir parçası olduğu bu yerde kalmaya ikna edemiyor insanı.

Evet, 79. günün sonundayım ve hayat büyük bir sürpriz yapmazsa eğer 12 gün sonra Kuveyt’ten İstanbul’a ilk ve son kez uçacağım. Afrika’da ormanların içinde hayatını avlanarak sürdürmek zorunda olan bir kabileyi bir uç olarak ele alırsak eğer -insan olarak sahip olduğu tüm kas ve beyin gücünü maksimum seviyede kullanmaktan bahsediyorum-, diğer uçta Arap ülkeleri var sanıyorum. Yaşamak için hiçbir şey yapmak zorunda olmadan ve zorunda olmadığı için hiçbir şey yapmadan yaşayan insanlar topluluğu. Gördüğüm en berbat hayat tarzı bu oldu. Kendimi kati suretle azıcık bile ait hissedemediğim ilk kara parçası burası oldu.

Ve son olarak, ülke diye adlandırdıkları bu açık hava hapishanesinden kurtulacağım günü şimdiden hayatımın en mutlu günü ilan ediyorum.

Yaşasın medeniyet!

Beni İnstagram üzerinden takip edin: @atlasyourself

Beni Facebook üzerinden takip edin: facebook.com/atlasyourself

Ben Nil. 1990 İstanbul doğumluyum. Marmara İletişim’de okuduğum 2013 yılında Work and Travel programıyla yaşamak ve çalışmak üzere 4 aylığına Amerika’ya gittiğim günden beri şansım yurt dışında yaşamaktan yana açıldı… Devamını Oku

14 Comments on “Kuveyt’te yaşam ve Kuveyt’te çalışmak”

  1. Nilllll bloğunda okuduğum en en en güzel yazın bu!
    Kuveyt’te tüm yaşadıklarını…
    bende yaşadım okurken.
    Tasvirler betimlemeler o kadar iyi ki, sanki 79 gününü bir tv ekranından da seyrettim.

  2. Kuveyt’i olduğu gibi anlatmışsınız tebrik ederim . Bu hapisten kaçtığınıza da sevindim. Bu ülke görülmemesi gereken bir yer olduğunu söyleyebilirim . 6 aydır kendimi hapsettiğim;para biriktirmek icin geldigim kuveytteyim . Hayatınızı başka bir ülkede yaşamak istiyorsanız ve zengin olma hayalleriniz varsa eğer bu ülkeyi aklınızdan cikarin. Parasi degerli diye çuval parayla doneceginizi zannetmeyin . Buradaki kazandığınız paraya(eger 500 kwd aşağı maas alınırsa) guzel günlerinzi ailenizi eşinizi dostunuzu bu çöl ‘e degismeyin derim . Bir kez daha soylemek istiyorum . Çalışmak için gelecekseniz eger 500 kwd aşağı-konaklama olmazsa sakın denemeyin . Ev kiraları 300 dinardan aşağı degil günümüzde 1 kuveyte dinarı 14,48 . 2 artı bir eve vereceğiniz parayı siz hesaplayın . Bazı yerlerde konaklama verdiklerini zannettikleri 1 evde 2 oda her odada 4 veya 6 yatak görürsünüz . Asla yalnız olacağınız anlamına gelmiyor . Bu konaklama konusunda arkadaşımız gibi biraz şanslı olmanız gerekir yoksa hindistan, bangladeş li vatandaşlarla Ev,oda arkadaşlığı etmiş olursunuz . Küçümsemiyorum.. yemeklerin kokularına burnunuz alışık değildir rahatsiz olursunuz. Kişisel bakımlarına dikkat etmiyorlardir rahatsiz olursunuz . Bu konuda bende şanslıyım guzel bir evde oturuyoruz kirasi 300 kwd. Ve tabi bunu tabiri caizse bize kitlediler . En azindan evimizde yabancı yok 3 türk yasiyoruz . Buraya gelen arkadaşlarımızın ev konusunda şanslı olmalarını dilerim . Sosyal aktivite sifir . Kocaman bir sıfır .Buraya gelirseniz eger bol bol skilmaya hazır olun derim çünkü sizi villa partisine davet edecek bir kuveytli bulamazsınız. Partilerin de kendileri dışında başka bir ülkeden birilerini görmek istemezler ve tabi yaptıklarını da herkese söylemezler göstermezler.Egee size güvenseler içki teklifi bile yapiyorlar . Ama biraz pahali . 30 kwd bir sise alabilirsiniz . Türkleri cok sevdikleri için köle muamelesi yapmıyorlar. Ama diğer insanlara olan davranışları ,konuşmaları sizin canınızı oldukça sıkacaktır . Bu ülkede sakın ama sakın birilerine güvenmeyin . Hiç göründükleri gibi değiller emin olabilirsiniz .

    1. Merhabalar,

      Kuveyt’te yaşamak ve genel olarak insanlar ve hayat tarzı hakkında aynı düşünceleri paylaşıyoruz anladığım kadarıyla. Her söylediğinize yürekten katılıyorum. Konaklama kısmına değinmeniz iyi olmuş, söylediğiniz gibi ben şanslıydım çünkü genelde küçücük bir odada 3-4 kişi kalmaya kadar gidiyor olay.

      Umarım bundan sonrası dilediğiniz gibi şekillenir ve Kuveyt’ten başka bir yerde gönlünüze göre bir hayat kurabilirsiniz.

      Sevgilerimle,

      Nil

  3. Merhabalar,

    Yaklaşık 4 yıldır Kuveyt’e gidip geliyorum ve şuan buradayım.

    Hizmet sektöründe çalışan arkadaşlar için gerçekten zor ülke. Bu konuda kolaylık diliyorum.

    Gayet bilgili ve mütevazi Kuveytli arkadaşlarım var. Gayet yobaz ve paranın gücünü kullanmaya çalışanda arkadaşım var. Ülkemizde bu farklı insanlar yok mu? İlla ki var fakat ülkemizde yaşarken biz bu insanlardan koparak kendi çevremizi oluşturuyoruz. Gurbette ise belli bir süre herkesle tanışmak istiyoruz ve çevre yapmak istiyoruz. 3 ay gibi kısa sürede bunu yapmak zor uzun sürede bu olabilir ama genel profilden rahatsız olmamak zor tabi ki.

    Bir çok gizli partiye katıldım ve hatta artık partileri ben verir oldum. Alkol bulanabilir, yapma rakı vs. sakın içmeyin hiç hijyenik değil. Black Label bulabilirsiniz 60-80 dinar civarlarında. Haftanın 4-5 günü akşamcı olan ben bile dayanıyorsam sizde alkolsüz durabilirsiniz bu ülkede. Alkol arayarak yada bulup içerek riske kendinizi atmayın.

    Kuveytliler karşısındakine zor güvenirler fakat güvendikleri anda size destek yoldaş olmak için çabalarlar.

    Eğer buraya çalışmaya gelecek arkadaşlar varsa öncelikle maaştan çok kalacak yerlerini sorsunlar gerekirse fotoğraf istesinler. Özellikle oda arkadaşınız burada çok önemli çünkü temizliği dünyaya öğretmeye devam ediyoruz dostlar 🙂

    En düşük Türk maaşı 350 dinar + yemek + konaklama. Tek masrafınız sigaranız olur bu şekilde. Ofiste tecrübeli arkadaşlara Türk inşaat firmalarını öneririm gayet rahat çalışma alanları var ve kampları yeterince düzenli.

    Burayı bulmam iyi oldu ara ara yazabilirim yorumlardan aklıma birşey geldiğinde 🙂

    Sevgiler olsun iyi kalın.

    1. Merhabalar,

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Gözlemlerinizi ve deneyimlerinizi çok güzel aktarmış ve oldukça faydalı tavsiyelerde bulunmuşsunuz. Aklınıza yeni bir şeyler geldiğinde paylaşırsanız eminim Kuveyt’e gitmeyi düşünenlerin işine yarayacaktır.

      Sevgiyle,

      Nil

    2. Selam Arkadaşlar ismim Necmi Telli 40 yaşındayım İstanbul yaşıyorum kasap ustasıyım 20 yıldan beri Stekhaus Resturanlarda çalışmaktayım Stekhaus Et sibensiyer diğer çeşitlerim zengin menü çeşitlerim Mevcutdur küvette Türk Resturan Et setekhaus gibi yerlerde çalışmak isterim Beni bu konuda ihtiyacı olan kuvent Turk işyerlerinde çalışmak istiyorum Bana yardımcı olursanız sevinirim profersonel kasap Stekhaus Et Resturan ustasıyım ustaya ihtiyacı olan varsa İşde ben Burdayım Tel 90 0535 8808074

  4. Yazıyı sonuna kadar okudum oglum kuyveyte gıtmeyı dusunuyor kız arkadası aslen moroccolu ama kuveyte guzellık uzmanıve kendısıne aıt evı arabası vs var ıyıde kazanıyor oglum almanca ınıgluzcesı cok ıyı ve buuk hılton gıbı otellerde yonetıcılık yapmıs bırısı evlenmeyı dusunuyorlardı ben durdurdum kızı sevıyorum cok tatlı cana yakın kız hıc turk kızlarındakı gıbı kaprıs yok(bazı kızlarımızı tenzı edıyorum) ı bır buyuk olarak odaya gırdıgımde bıle hemen ayaga kalkıyor asırı saygılı br kız ..ama benım oglan bıraz dogrucu davut hemen yanar soner sınırlılerden kalbı temız oyle agresıf bır yapısı yok ama bıraz dık kafalı asırı mıllıyetcı ..ben evlılık olayını erken dıyerek onaylamadım kı oglum benı cıgnemez bu konuda ama gıt kuveyte bır yıl kal deneyın hala bırbırınızı sevıyorsanız donun buraya iş kuralım sana evlen dedım o zaman.ama sımdı yorumları yaşayanları okuyorum cocuga kotuluk yapmayalım gonderırken oralara dıye korkmaya basladım anlattıgınız gıbı oyle emır vererek asagılayark yag ıcınde pıslık ıcınde yemek yıyerek yasıyorlarsa sıkıntı olur oglum ıcın nedne dıyeceksınzı ornek -bır gun arac sıgara tablasını lambalarda camdan yola doken adamın o ızmarıtlernı ı posetle hızlıca toplayaral dıreksıyon basındakı adamın kucagına dokmus ınsandır .evındedemıboyle yasıyorsun lan dıye adama dıklenmıs ınsandır sımdı gelde gonder bu cocugu oralara ..bana bır akıl lutfen

    1. Merhabalar,

      Oğlunuz geri dönme ihtimalini bilerek gideceği ve kız arkadaşının hali hazırda orada bir düzeni olduğu için çok zorlanacağını sanmıyorum (tabii kendisinin de gitme arzusu varsa). Nasıl bir hayat yaşamaya alışık olduğu da önemli bir faktör burada, Kuveyt’te hayat alış-veriş merkezlerinin içerisinde yaşanıyor genelde, ülke küçük, yapılacak çok fazla birşey yok. Ben fazla eleştirel yaklaştığım için huzur bulamadım,herkesin alışkanlıkları, beklentileri farklı, bir de birbirini seven iki insan söz konusu o yüzden oğlunuz kesin gitsin ya da gitmesin diyemiyorum. Giderse ve yapamazsa dünyanın sonu değil, döner gelir diyebiliyorum ancak…

      Umarım mutlu olacağı bir karar alır.

      Sevgiler.

  5. Gözlemlerine göre insanların kaba olduğundan bahsediyorsun fakat onların eğlencelerinden bir kaç tanesi arasında gördüğün cinsel yaşamlarını ‘seks’ adı altında basite indirgeyerek insanları aşağılıyorsun ve ahlaksızlığını da gözler önüne seriyorsun.

    1. Selam Talha, yorumunuz için teşekkürler.

      Evet, gözlemlerime göre insanları kaba buluyorum. Seks kelimesinin sözlük karşılığı ‘cinsel yaşam’, yani kaba ya da ‘ayıp’ bir anlamı yok. Bunun yanında aşağılamak benim haddime değil ama Kuveytlilerin yaşam tarzını ahlaksız buluyorum. Ahlak sandığınız gibi bel altında, iki bacak arasında değil yalnızca. Cuma namazına gidip gelip, yiyemeyeceğinden fazla yemek sipariş edip, garsonlara bağırıp çağıran, yardımcısını aç bırakan kişi bana göre ahlaklı olamaz. Siz de beni yargılayıp, Kuveyt eleştirisine dayanarak beni ahlaksız ilan etmişsiniz. Sanırım anlattıklarımın yerine ulaşması için ahlak anlayışının seksten daha geniş bir alanı kapsadığını ve günümüz dünyasında bir adamın bir sürü kadınla evlenmesinin ‘dinen kabul edilebilir’ ama pratikte rahatsızlık veren bir durum olduğunu anlayabilmek gerekir.

      1. Ahlakın iki bacak arasında olmadığını gayet iyi biliyorum. Bunun yanında bildiğim birşey daha var ki o da sizin ahlak kelimesinin tam olarak anlamını bilmediğiniz. Ben bunun için ahlaksız demedim. Eminim ki o insanların özel hayatları, odalarıdır. Sizin ki neresi onu bilemiyorum. Çok ileri gidip seviyenize de inmek istemiyorum. Fakat ben ne Kuvetliyim ne de onları korumak gibi bir derdim var. Bu hangi ülke vatandaşı olursa olsun, bana göre kabul edilemez. Medeniyetten bahsetmişsiniz ama medeniyetin de ne olduğunu bilmiyorsunuz siz. Bunun yazılı bir kuralı yoktur. Ülkeden ülkeye değişkenlik gösterir. Sanıyorum geziyorsunuz da ama ufkunuz genişlememiş. Medeniyet dediğiniz tabakla çatalla olmuyor. Tabiki avm nin ortasında bağırmak gerekli demiyorum ama baştan sona dini ve kültürel eleştiriden başka hiçbir şey yok. Tek hakkını verdiğiniz yer galiba erkeklerin sizi rahatsız etmemesi olmuş. Bunu da zaten yazmanıza hayret ettim.

        1. Ahlak:

          1.
          insanın doğuştan getirdiği ya da sonradan kazandığı birtakım tutum ve davranışların tümü.
          2.
          kişide huy olarak bilinen nitelik; iyi ve güzel olan nitelikler.

          Değerli zamanınızı uzlaşılamayacak ve hiç bir yere varmayacak bir tartışma için harcamamanızı tavsiye ederim, söylediğiniz gibi seviyelerimiz ve dahi görüşlerimiz oldukça farklı. Deneyimleyerek, gözlemleyerek yazdığım yazının her satırının arkasındayım. Hiç tanımadığınız bir insana seri hakaret edip, had bildirmek cahili olduğunuz bir konuda ahkam kesmekten farksız.

          Yapacağınız bir sonraki yorumu ciddiye alamayacağım, o sebeple bir şey yazarsanız yanıt beklemeyiniz.

          Saygılar.

          1. Çocuk gibi ahlak kelimesinin sözlük anlamını yazmanızı beklemiyordum. Bir insanı tanımak için bir ömür gerekli belki. Bazen insan bir sözüyle belli eder kendini. Hiç tanımadığınız demişsiniz ama siz şu 3 ayda yerden yere vurarak insanlar hakkında çok güzel tespitlerde bulunmuşsunuz tebrik ediyorum. Bazen 2 dakikalık gözlemlerinizle insanları eleştirmeniz sizin tanıdığınız anlamına mı geliyor? Bana yanıt verin diye yazmıyorum kendinizi bu kadar ciddiye almayın. Yaptığınız hatanın farkına varın diye yazıyorum ama o ışığı göremiyorum. Etik değerlere hiç değinmeyeceğim çünkü varlığından haberiniz olduğunu hiç sanmıyorum.
            İyi Akşamlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir