Lizbon’da yaşam: Ece Sönmez

lizbonda yaşam

Ece, benden bir kaç ay sonra Portekiz’e taşındı ve bir şekilde sosyal medya üzerinden denk gelerek tanıştık. Seçtiği bölüm ile dünyanın kapılarını kendisine Boğaziçi Üniversitesi’nden açmış ve şu an Lizbon’da bulunan Champalimaud Enstitüsü’nde ‘meyve sineklerinde yürüme davranışını gerçekleştiren beyin nöronlarının tanımlanması ve bu nöron ağının çözümlenmesi’ üzerine çalışıyor. Kendisine sorularımızı yanıtlayarak yurt dışında yaşam deneyimlerini paylaştığı için teşekkür ediyorum.

◊Merhaba, bana kendinizden bahsedebilir misiniz?

-Merhabalar, ben Ece Sönmez. 25 yaşındayım, İstanbul doğumluyum (ama hayatımın büyük bir bölümünü -anaokulundan üniversiteye kadar- İzmir Karşıyaka’da geçirdim) Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik lisans mezunuyum. Akademik hayatıma yurt dışında devam etmeye karar verdiğim icin şu an bilimsel araştırmalarıma Lizbon’daki Champalimaud Enstitüsü’nde devam ediyorum.

 ◊Şu anda hangi ülkede yaşıyorsunuz? Ne zamandır oradasınız? Yurt dışına taşınmaya nasıl karar verdiniz?

2017 Eylül ortasından beri Portekiz’de yaşıyorum. Küçüklüğümden beri biyolojiye, bilime, yeni şeyler öğrenmeye ilgim vardi. İnsanlığa bir şeyler katabilmek, bilimin gelişmesine katkıda bulunabilmek en büyük motivasyonum diyebilirim.  Bölümümü de bu yüzden severek seçtim. Lisans öğrencisiyken yurt dışı stajlarına gidip oradaki imkanları görünce, daha iyi koşullarda bilim yapabilmek için yurt dışına taşınmaya karar verdim.

 ◊*Eğer okul, staj ya da proje için gittiyseniz: yurt dışında yaşamaya devam etmek istiyor musunuz? İstiyorsanız şu anda bulunduğunuz ülkede mi yoksa başka bir ülkede mi yaşamayı tercih edersiniz?

-Evet, yurt dışında yaşamaya devam etmek istiyorum. Mesleğim için yurt dışı daha iyi bir alternatif.  Avrupa’da daha önce 2 ay Fransa’da yaşadım. Fransızcam olmadığı için dil açısından çok zorlandım; ama burada (Portekiz) insanlar İngilizce biliyor (en azından konuşuyor:)) bilmeseler de yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Portekiz’e gelmeden önce hakkında çok bir şey bilmiyordum ama şuan iyi ki gelmişim diyorum. Burada yaşamaya devam etmek istiyorum.

 ◊Portekiz’e taşınmadan önce nasıl bir hayatınız vardı? Nerede yaşıyordunuz, işinizden (ya da okulunuzdan) ve sosyal hayatınızdan memnun muydunuz?

-Bölümüm diğer bölümlere göre daha aktif çalışmayı gerektirdiği için genelde vaktimi ya okulda laboratuvarda calışarak ya da arkadaşlarımla bir şeyler yaparak geçiriyordum. Basketbolu çok seviyorum o yüzden genellikle basketbol maçlarına gidiyordum bir süre sonra arkadaşlarımı da alıştırdım ve maçlara birlikte gitmeye basladik. Hatta şimdi bensiz gitmeye devam edip beni kıskandırıyorlar:) Kısacası sevdiğim insanlarla çevrili güzel bir hayatım vardı, şimdi burada da aynısını kurmaya çalışıyorum…

 ◊Yurt dışına taşınmadan önce de sık sık diğer ülkelere seyahat eder miydiniz?

-İlk yurt dışı seyahatimi 8 yaşında ailemle Paris’e yaptım. Sonrasında uzun yıllar yurt dışına çıkmadım. Okul bittikten sonra yurt dışına gitmeyi düşündüğüm için seyahatlarimi genellikle yurt içinde yapmayı, kendi ülkemi gezip görmeyi tercih ettim. Lisans zamanı yaz tatillerimde yurt dışı stajlarına gitme imkanım oldu ve o stajların sonunda Türkiye’ye dönmeden önce kısa geziler yaptım.

 ◊Yurt dışına taşınma sürecinde neler yaşadınız? Zorlandığınız noktalar oldu mu?

-Olmaz mıı! Tabi ki de VİZE!!! Gerçekten çok yıpratıcı bir dönemdi. Randevu alması, belgeleri toplaması, vizeyi beklemesi derken tüm bu süreç mental olarak çok yıprattı. Labaratuvardan kabul almak, Lizbon’a gelebilmekten cok daha kolaydi 🙂

 ◊Şu an yaşadığınız ülkenin pozitif tarafları ve orada yaşıyor olmanın avantajları neler?

-Portekiz gerçekten çok güzel bir yer. İnsanlar güler yüzlü, yardımsever, sıcakkanlı. Bana hem insanları hem de coğrafik olarak şehrin (Lizbon) kendisi İstanbul’u anımsatıyor. O yüzden çoğu zaman başka bir ülkede yaşıyormuşum gibi hissetmiyorum. Yemekler de çok güzel 🙂 özellikle deniz ürünleri seven birisi olarak burası benim için bir cennet :))

 ◊Yurt dışında yaşamanın zorlukları neler? Yaşadığınız ülkede size uymayan, sevmediğiniz şeyler var mı?

-İnsan tabii ki alıştığı şeyleri özlüyor. Maalesef burada bizim mutfak kültürümüzle ortak bir şeyler bulmak biraz zor.  Aslında ilk başta özlemiyordum ta ki gecen Aralık ayında Almanya’ya arkadaşlarımı ziyarete gidene dek. Onların erişebildiklerini görünce hangimiz yurt dışında yaşıyor sorgular oldum:)

Sevmediğim şey insanların biraz uyuşuk ve fazla rahat olması bence. Mesela markette kasa sırasında 15 kişi varken bile tek kasa çalışmaya devam edebilecek kadar rahatlar.

Şu anda yaşadığınız ülkede Türk olduğunuz için size farklı davranıldığını hissettiğiniz oluyor mu? Sosyal hayatınızdan memnun musunuz?

-Hayır, kesinlikle bir farklılık hissetmiyorum. Buraya gelirken böyle korkularım yok desem yalan olur ama geldikten sonra gördüm ki burada insanlar sizi gerçekten ya siz olduğunuz için seviyor ya da sevmiyor. Pasaporta göre bir ayrım yok kesinlikle. Sosyal hayatımdan memnunum zaten genelde arkadaş çevrem okuldan olduğu için sosyal aktivitelerimizi denk getirebiliyoruz.

Türkiye’ye dair en çok neleri özlüyorsunuz?

-Ailemi,  arkadaşlarımı, yemekleri ve ilginç gelecek belki ama Türkçe konuşmayı! Tamam İngilizce evrensel bir dil ama bazı şeyler gerçekten bizim kültürümüze özel ve İngilizceye çevirince aynı anlamı vermiyor. Şaka yapmayı cok özlüyorum. Mesela evde ‘Jet Sosyete’ izlerken çok gülüyorum, ev arkadaşlarım neye bu kadar güldüğümü merak ediyor ama açıklayamıyorum, aynı duyguyu vermiyor.

Türkiyeyi ne sıklıkla ziyaret ediyorsunuz? Ziyaretlerinizde en çok nerelere gitmeyi tercih ediyorsunuz?

-Şu ana kadar sadece bir kere gittim. Geçen (2017) Aralık ayında yılbaşı tatili için. 1 hafta kaldığım için genelde ailemle vakit geçirdim o yüzden özlediğim her yere gidemedim tabii ki. Ama üniversitemin güney çimlerine uzanmadan, manzarada vakit geçirmeden de dönmedim;) Bir dahaki gidişimde daha organize ve planlı gitmeyi düşünüyorum.

Portekiz’i ve Türkiyeyi birer cümle ile anlatmanızı istesek nasıl tanımlardınız?

-Portekiz: Sıkıntı yapma işler bir şekilde son dakikada hallolur.

 Türkiye: Bu aralar gündem o kadar hızlı değişiyor ki ülkeyi tanımlamak biraz zor malesef. 🙁

Yurt dışında başınıza gelen en ilginç/komik olay neydi?

-Burada okul-enstitü arası tren kullanıyorum. İki durak arası yaklaşık 6 dakika sürüyor.

Tren beklerken ya da trende giderken birisi mutlaka bir şey soruyor  ben de Portekizce “Portekizce konuşamadığımı” söyleyip İngilizce tekrarlamalarını rica ediyorum (Bence gittiğiniz ülkenin dilini bilmiyorsanız öğrenmeniz gereken altın cümle).  Bir gün istasyonda bir teyze yine bir şey sordu ben de yine klasik cevabımı verdim. Teyzenin yüzünü bir anda şok ifadesi kapladı. (Teyze şok :D) bir Portekizli olarak  anadilini konuşamadığına çok şaşırdım, bu zamana kadar öğrenmen gerekirdi dedi. Ben de Türk olduğumu haliyle anadilimi konuşabildiğimi söyleyince teyzenin yüzünü bir mutluluk kapladı ve Türkçe konuşmaya başladı (Bu sefer de ben şok :D). Kocası İngilizmiş, zamanında Datça’da yazlıkları varmış ve eskiden her yaz Datça’ya tatile giderlermiş. Eşi vefat edince gitmeyi bırakmış. Bunları yarı Türkçe yarı İngilizce anlattı. Trene birlikte bindik, ineceğim durağa kadar sohbet ettik, bana anılarından bahsetti. Cok değisik ve güzel bir deneyimdi 🙂

Son olarak yurt dışına taşınmak isteyenlere ve özellikle sizin yaşadığınız ülkeye yerleşmek isteyeceklere tavsiyeleriniz nelerdir?

-Mümkünse taşınmayı planladıkları ülkeyi önceden bir gidip görmelerini tavsiye ederim. Her ülkenin kültürü, iklimi farklı, bunlara alışabilmek önemli. Benim gibi eğitim amaçlı taşınıyor olsanız bile sosyal hayata ayak uydurabilmek de çok önemli diye düşünüyorum. Çünku okulunuz/işiniz uluslararası olabilir, oraya alışmakta zorlanmayabilirsiniz ama onun dışında da bir hayatınız oluyor ve o zaman yerel kültüre adapte olabilmek sosyal yaşam kaliteniz için bir kriter olabiliyor.  Bu konuda Portekiz bize benzediği için adapte olmak daha kolay ama Almanya’daki gibi her istediğiniz gıdaya ulaşma imkanınız yok tabii. Bunu da bilerek gelmek gerekiyor:)

Ece’yi sosyal medya üzerinden takip etmek isteyenler için Instagram hesabı:  @sonmezece

Ben Nil. 1990 İstanbul doğumluyum. Marmara İletişim’de okuduğum 2013 yılında Work and Travel programıyla yaşamak ve çalışmak üzere 4 aylığına Amerika’ya gittiğim günden beri şansım yurt dışında yaşamaktan yana açıldı… Devamını Oku

9 Comments on “Lizbon’da yaşam: Ece Sönmez”

  1. Sevgili atlasyourself, yazılarınızı heyecanla okuyorum. Bu hafta heyecanım daha da fazlaydı çünkü kızım “Ece Sönmez”in duygularını okudum.Sağlıklı ve mutlu olduğunuz sürece heryerde kendinize bir dünya kurarsınız. Özlem mi? o hep var zaten.Sevgilerimle.Diler Sönmez.

    1. Diler hanım yorumunuz için çok teşekkürler. Ece pırıl pırıl, hem akıllı hem de çok güzel bir insan. Onu tanıdığım için çok mutluyum. Böyle güzel bir evlat yetiştirdiğiniz için hem eşinize hem size ayrıca teşekkürler.

      Sevgilerimle…

      1. Sevgili Nil, sizin de pırıl pırıl bir insan olduğunuza inanıyorum. Ece’nin de sizin gibi bir arkadaşı olduğu için mutluyuz.Güzel günler de görüşmek dileğiyle sevgiler. 💕💕💕

  2. Ececim ne güzel bir röportaj olmuş.Söz uçar yazı kalır demişler hem di mi.Yazıyı çok beğendim.atlasyourself i de tanıdım böylelikle.hemen tüm röportajları okumaya koyulurum.

  3. Can arkadaslarimizin kizi Ece nin basari ve yur disi yasantisini sizlerden de duymak beni cok sevindirdi ve gururlandirdi.

  4. Sevgili Atlasyourself; kendinize özgü stiliniz, dünyaya bakışınız ve bize sunduğunuz bu zengin ayrıcalıklı pencerelerden dolayı size teşekkür ediyorum. 2017 yılı yaz aylarından beri sizi takip ediyorum.En önemlisi bize yurtdışı özellikle Portekiz ile ilgili çok önemli bilgiler verdiniz. Bu vesile ile sizi candan kutlarım. Bu haftaki konuğunuz olan yeni nesil gurbetçilerden birisi olan Ece SÖNMEZ ise benim ” P R E N S E S İ M ” Hoşçakalın, Sevgiler
    A.İsmet SÖNMEZ

    1. İsmet Bey merhabalar,

      Yorumunuzla beni çok mutlu ettiniz. Yazdıklarımı okuduğunuz ve takip ettiğiniz için ben sizlere teşekkür ederim. Aile ilişkinizin sıcaklığı ve birbirinize olan bağınız sizleri hiç tanımadan bile hissediliyor. Site vasıtasıyla sizlerden haberdar olmak, Ece’yi tanımış olmaktan çok mutluyum.

      En içten sevgi ve saygılarımla,

      Nil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir