Herkes gibi benim de fotoğrafları gördükçe deneyimlemek istediğim ama bilet bulma sıkıntısını bildiğimden çok da heveslenmediğim bir yolculuktu Doğu Ekspresi. Sonuç olarak niyetlenip bilet bakmaya başlayınca şansımız yaver gitti ve Kasım ortasında zorlanmadan (muhtemelen sezon tam açılmadığından) Aralık başı için bilet bulduk.

DOĞU EKSPRESİ BİLETİ NASIL BULUNUR?

İnternette bu konu hakkında çok fazla kaynak olduğu için her şeyi baştan anlatmak yerine kendi deneyimimizi paylaşacağım.

*Doğu Ekspresi biletlerine TCDD’nin sitesinden buraya tıklayarak ya da TCDD uygulamasından ulaşabilirsiniz.

*Biletler bulunduğumuz günden itibaren maksimum 1 ay sonrasına kadar satışa sunuluyor. Örneğin 12 Ocak tarihinde en geç 12 Şubat tarihine bilet alabiliyorsunuz. 2 ay sonrası için bilet bakayım derseniz bilet bulamazsınız.

*Kars’a giden iki farklı tren var. Biri Turistik Doğu Ekspresi, diğeri Ana Hat Doğu Ekspresi (Ankara-Kayseri-Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars) olarak sefer yapıyor. Turistik Doğu Ekspresi ara duraklarda 1’er saatlik gezi molası veriyor. Öğrendiğim kadarıyla biletler satışa çıkınca tur şirketleri toplu alım yaptıklarından Turistik Doğu Ekspresi bileti bulmak çok zor.

*Klasik Doğu Ekspresi treninde en konforlu yolculuk 4 yataklı örtülü kuşetli kompartmanlarda yapılıyor. Biz karı koca gideceğimiz için 4 kişilik kompartmanın tüm biletlerini satın aldık. Böylece üstte bulunan yatakları açmadan, geniş alanda oldukça rahat yolculuk ettik. (Totalde 280 lira gibi bir ücret ödedik)

DOĞU EKSPRESİ YOLCULUĞU NASIL PLANLANMALI?

Biz öğle saatlerinde İstanbul’dan Ankara’ya uçtuk ve akşam 18:00 gibi Ankara Garı’ndan trene bindik. Dönüşte de Kars’tan direkt İstanbul’a uçtuk.

Kişisel görüşüm tren biletini tek yön Ankara-Kars yada Kars-Ankara olarak almak ve seyahatin kalanını uçakla yapmanın en iyi alternatif olduğu yönünde. Bilet bulmak zaten zor, bir de 24 saatlik yolculuk bitip de trenden inince insan bir süre durduğu yerde sallanıyor. Sallanma hali geçer geçmez tekrar aynı güzergahta 24 saat yolculuk yapmak sıkıntı verir diye düşünüyorum.

Doğu Ekspresi ve Kars gezisi için toplam kaç güne ihtiyacımız var? diye soracak olursanız, tercih edeceğiniz ulaşım çeşitlerine ve Kars’ta yapmak istediklerinize göre bu süre 4 gün ile maksimum 1 hafta arasında değişir.

Biz gün sayısını minimumda tutarak şu şekilde planladık:

  • 3 Aralık İstanbul’dan Ankara’ya uçtuk, akşam trene bindik
  • 4 Aralık akşam 19:00 gibi Kars’a vardık
  • 5 Aralık Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü’ne gittik
  • 6 Aralık günü de yine uçakla İstanbul’a döndük.

Kars Kalesi’ni ve şehirdeki Kilise-Camiileri görmek için zamanımız vardı ancak biz otelde zaman geçirmeyi tercih ettik. 4 günlük plana siz bunları da ekleyebilirsiniz. Eğer Sarıkamış Kayak Merkezi’ne de gidelim derseniz 4 günden daha uzun süreye ihtiyacınız olur.

DOĞU EKSPRESİ YOLCULUĞUNA ÇIKARKEN YANINIZA ALABİLECEKLERİNİZ:

Tren biletlerini aldıktan sonra internette araştırma yaparken karşıma çıkan en işe yarar tavsiye bu yanınıza almanız gerekenler kısmıydı diyebilirim zira trende geçireceğiniz 24 saatin kalitesini belirleyen bu yanınıza aldıklarınız oluyor. Trende yemek vagonu var ama açıkçası oldukça keyifsiz ve hijyen açısından da ne kadar iç açıcı olduğu tartışılır. O yüzden trene binmeden kendi hazırlığınızı yapmanızda fayda var.

  • Uzatma kablolu üçlü priz (kompartmanda 1 tane priz var, o da çok yukarıda)
  • Su ısıtıcısı (Büyük kettlelar sigortaları attırabiliyormuş. Ben plastik türk kahvesi makinesi götürdüm, gayet güzel iş gördü)
  • Kupa-bardak (Starbucksta 8 lira gibi bir fiyata çok güzel seyahat bardakları var, kırıldı döküldü derdi yok)
  • Yastık kılıfı (trende çarşaf-pike vs veriliyor, gayet de temiz ama ben yine de rahat etmek için evden yastık kılıfı götürmeyi tercih ettim)
  • Trende kalorifer var ve sıcaklığı içeriden kendiniz ayarlayabiliyorsunuz. Tam performansta aşırı sıcak oluyor, beraber yolculuk edeceğiniz insanların sıcaklık tercihlerini bilemeyeceğinizden kurdeşen dökmemek için bir tişört, üşümemek için de hırka gibi bir şey almakta fayda var.
  • Bol bol yiyecek, içecek (çay, kahve, süt vs), su. Dileyen yanında alkol de götürebiliyor ama biz trende sallanarak içmek istemediğimiz için tercih etmedik)
  • Yanınıza aldıklarınıza bağlı olarak plastik çatal, kaşık)
  • Keyifle müzik dinlemek için speaker.
  • Bol bol ıslak mendil, kağıt havlu.
  • Çöp poşeti
  • Minik bir ışık, camları süslemek için kullanılan yılbaşı ışıkları uygun bu iş için. Trenin kendi ışıkları uzun süre altında oturmak için biraz sevimsiz. Benim gibi hassassanız yanınızda ışık götürebilirsiniz.
  • Tercihe göre okuyacak bir şeyler.
  • Terlik, ev ayakkabısı benzeri bir şey. Ben gözden çıkarabileceğim bir terlik götürdüm, yolculuk sonunda çöpe attım.

ÖNERİ: Ankara Tren Garı küçük bir alışveriş merkezi gibi. İçinde Migros, Starbucks, Restoranlar, kitapçılar falan her şey var. Bir çok ihtiyacınızı oradan karşılayabilirsiniz. Tren akşam saatlerinde kalktığından biz bir restorandan paket olarak akşam yemeğimizi aldık ve trende yedik.

Doğu Ekspresi’nde Tuvaletler

Daha önce gidenler tuvalet konusu hakkında korku dolu hikayeler yazdığından bu kısmı ekleme ihtiyacı duydum. Vagonlarda bir alafranga, bir alaturka tuvalet bulunuyor. Alafranga olanın hali kalkıştan bir kaç saat sonra içler acısıydı gerçekten. Alaturka olan ise yanınızda götürdüğünüz ıslak mendiller ve kağıt havlularla şöyle bir temizlenebiliyor (evet trende tuvalet temizledim :D) Arkadan girenler de tuvaleti temiz görünce dikkatli davranıyorlar herhalde, o sebeple ben tuvalet açısından travmatik bir durum yaşamadım.

Biletler alındı, hazırlıklar yapıldı, yola çıkıldı. Şimdi arkanıza yaslanıp, yolculuğun keyfini çıkarma zamanı. Tren akşam 18:00 gibi kalktığından kışın hava aydınlanana kadar görecek pek bir şey olmuyor. Tavsiyem sabah ilk ışıklara kadar uyuyup, sonrasında manzaraya doymak yönünde. Sabah saatlerinde etraf dudak uçuklatacak kadar güzelleşiyor. Aralık ayı başında kimi yerler karlı, kimi yerler değildi ama Ocak ayı itibariyle her yer bembeyaz oluyor diye biliyorum. Biz her yer bembeyaz olunca bir daha gidip görmek istedik, deneyim zaten masalsı ama karlar altında manzara daha bir başka oluyor.

ERZURUM’DA YEMEK SİPARİŞİ:

Erzurum’un cağ kebabı meşhurmuş, tren burada 10 dk kadar durduğundan arayıp restoranlardan sipariş verdiğinizde yataklı vagonların olduğu yere siparişinizi getiriyorlar. Tren saat 15:30 gibi Erzurum’da oluyor ve haliyle acıkmış oluyorsunuz o saatte. Telefonlar tam çekmeyebiliyor, biz Gel Gör Cağ Kebabı’nı aradık, telefonda anlaşamayınca Instagram hesaplarını (@gelgorcagkebabi) bulup oradan sipariş verdik.

Erzurum

Yolculuk ile alakalı bir not ise Erzurum civarında trenin yavaşladığı yerlerde okuldan çıkmış çocuklar kalan yiyeceklerinizi camdan atmanızı istiyorlar. Bunu önceden bilseydim yanıma onları mutlu edecek bir kaç bir şey, belki kitap defter vs de götürebilirdim.

KARS GEZİ REHBERİ – KARSTA NEREDE KALINIR? KARSTA NELER YAPILIR?

Kars’ta Konaklama: Katerina Sarayı

Karsta trenden inince sizi taksiler karşılıyor önce onu söyleyeyim. Kalacağım yere nasıl ulaşırım diye düşünmenize gerek yok. Nerede kalınır sorusuna gelecek olursak bence bu sorunun tek bir yanıtı var: Hotel Katerina Sarayı. 1879 Rus İşgali sırasında Hollandalı mühendislere yaptırılan bu Rus yapısında konaklamak Kars’ın vaat ettiği en iyi konaklama alternatifi diyebilirim. Kars Kalesi’nin alt kısmında kalan Katerina Sarayı ile tren garı arası 10 dk mesafede, otel merkeze yürüyerek 5 dakika mesafede.

Kars’ta ne yenir, ne içilir? Kaz eti denemeye değer mi?

Akşam 19:00 gibi otele varıldığında ilk düşünce bir şeyler yemek oluyor. Akla ilk gelen de Kars’ın özdeşleştiği kaz eti oluyor. Bunun için ise Kars Kaz Evi, Pushkin ve Hanımeli restoranları öneriliyor.

Biz kaz yeme fikrine sıcak yaklaşamasak da Kars Kaz Evi’ne gitmeye karar verdik. Tek katlı bir Rus yapısı olan restoran dışarıdan oldukça hoş görünüyor. Şöyle bir deneyim yaşıyoruz:

Masamıza yerleşiyoruz, şef garson olduğunu tahmin ettiğim konuşmayı gerçekleştiren biri ve yanında bir kaç garson birden gelerek menü bırakıyor. Kaz eti fiyatları hatırladığım kadarıyla didiklenmiş 45 tl, bütün yarım 90 tl civarı. Şef garsona kazların çiftliklerde, kötü şartlarda yetişip yetişmediğini öğrenmek için nereden temin edildiklerini soruyorum, ‘köylerde gezen kaz’ yanıtını alıyorum. 2 kişi için 2 ısırgan aşı, 1 Piti (etli, sulu, çorba gibi bir yemek), bir de yarım porsiyon kaz sipariş ediyoruz.

Bir kaç dakika geçiyor ve şef garson geri geliyor. Kaz etini didikleyelim daha rahat yersiniz diyor. Trenden yeni inmişiz, oturduğumuz yerde sallanıyoruz, garsonla mücadele edecek halimiz yok. Bir tuhaflık olduğunu sezsek de olur diyoruz. Ertesi gün Karslılarla konuşurken öğreniyoruz ki, kaz eti diye getirdikleri şeyin ördek olma olasılığı var, eğer kaz getirdilerse çiftlik kazı satıyorlar, eti didikleme talebi de bizi düşündüklerinden değil, şekilsiz parçalardaki etleri verme isteklerinden kaynaklanıyor.

Piti servisi keza elle didiklenmiş pide üzerine kemikli etli suyu boca etmelerinden ibaret. Isırgan aşı çorbası haricinde hiçbir şeyden memnun kalmadan, tabiri caizse kaz gibi yolunup otelimize geri dönüyoruz.

Karslıların yemek tavsiyesi esnaf lokantaları. Kaz hariç ne dilerseniz gidin buralarda dörtte biri fiyatına yiyin diyorlar.

Kars Gezi Rehberi

Kars deyince benim aklıma 2 şey geliyor: biri 2016 senesinde Unesco Dünya Mirası listesine dahil edilen, M.Ö. 3000 yılında Ermeniler tarafından İpek Yolu üzerine inşa edilen, 1064 yılında Selçuklu egemenliğine geçen ve içerisine Anadolu topraklarındaki ilk camii inşa edilen, 3600 yıllık tarihe sahip Ani Harabeleri:

*Bu linkte Ani Harabeleri ile ilgili detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Diğeri ise donmuş Çıldır Gölü ve atlı kızaklar:

Bunların haricinde:

  • 1153 yılında Selçuklular tarafından inşa edilen Kars Kalesi,
  • Kars Harp Müzesi,
  • Namık Kemal Evi,
  • Kars Fethiye Camii (Ruslar tarafından kilise olarak inşa edilen bir yapı orjinalinde)
  • Kars yakınlarında: Sarıkamış Kayak Merkezi

KARS TURU İÇİN ÖNERİLER:

Aynı gün içerisinde Namık Kemal Evi, Kars Kalesi, Kars Harp Müzesi (bu üçü birbirine yakın) Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü’nü görmek mümkün. Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü merkezden 1 buçuk saat kadar uzaklıkta olduğu için araç kiralamak yada bizim yaptığımız gibi tur kiralamak şart.

Biz Kars’ı taksisi olan Ulaş Abi (KarsTaksi) ile gezdik, tüm günlük tur için 350 TL ödedik ve gayet memnun kaldık. Önce Kars Harp Müzesine gidip 20 dakika kadar sürede müzeyi gördükten sonra 1 buçuk saat kadar süren Ani Harabeleri yolculuğu başladı. Ani’de yaklaşık 3 saat geçirdik. Oradan yine 1 saatlik yolculukla Çıldır Gölü’ne ulaştık. Çıldır Gölü’nde Sarı Balık yedik, ardından gölde kızakçılık ve balıkçılık yaparak hayatını kazanan Dural Daşdemir (@fenomenkizakcidural) ile göl üzerinde kızak sürüşünü deneyimledik. Dolu dolu bir gün geçirerek Kars seyahatimizi tamamladık.

Sol baştan: Ulaş abi, Jelmer, Nil, Dural

Kars turu için Ulaş Abi’ye ulaşmak isteyenler 05369788171 numaralı telefondan kendisini arayabilirler.

Son olarak Kars şehir merkezinde yapacak pek bir şey olmasa da, şehrin atmosferini, eski Rus yapılarını görmek, Ermenistan sınırında bulunan Ani Harabelerini ve ardından Çıldır Gölü’nü ziyaret etmek bence şart. Doğu Ekspresi yolculuğunu bitirip hemen geri dönmemek, Kars’a en azından 1 gün ayırmak lazım.

(Visited 103 times, 1 visits today)

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir