Pandeminin 1. yılında, 4 Mart 2021 tarihinde, 2 yaşındaki 15 kiloluk Border Collie kırması köpeğimiz Merlin ile beraber 20 gün sürecek bir yolculuğa çıktık. Otel rezervasyonlarımızı yoldayken yaptık, bu süreçte çok şey öğrendik. Bu yazıda bizim gibi köpeği ile otel-pansiyon konaklaması yapmayı düşünenlerin işine yarayabilecek deneyimleri ve dikkat edilmesi gerekenleri de içerecek şekilde bu yolculuğu anlatacağım.

Rotamız nasıldı?

  • 4-5 MART: İSTANBUL – ÇINARCIK
  • 6-7 MART: AYVALIK
  • 8-9 MART: FOÇA
  • 10-11 MART: İZMİR MERKEZ
  • 12-15 MART: BODRUM MERKEZ (KUMBAHÇE)
  • 16-22 MART: BODRUM GÜMÜŞLÜK
  • 22-24 MART: İZMİR MERKEZ
  • 25 MART: İSTANBUL

Köpekle yolculuk ederken yanımızda bulundurmamız ve dikkat etmemiz gerekenler

Hem köpeğinizin güvenliği ve konforu hem de seyahat ve konaklama esnasında çevreye karşı sorumlulukları yerine getirebilmek için dikkat edilmesi gereken bir çok şey var:

  • Köpeğin karnesini yanınızda bulundurun, yola çıkmadan aşılarının (kuduz aşısı, iç-dış parazit öncelikli olmak üzere) yapıldığından emin olun. Köpeğiniz başka bir köpekle dalaşabilir (yabancı köpekler konusuna aşağıda değineceğim), ısırma durumunda karnedeki kuduz aşısını ibraz etmeniz gerekebilir. Parazit ilaçlarını vermezseniz pirelenebilir, kene yapışabilir, sokakta yediği bir şeyden ötürü parazit sorunu yaşayabilir.
  • Köpeğiniz kaybolabilir! Çiplemek ve tasmasına üzerinde telefon numarası bulunan bir künye takmakta fayda var,
  • Arabayla seyahat edecekseniz köpek emniyet kemeri edinin,
  • Otellerde konaklarken rahat etmesi, her yeri tüy ve pati izi yapmaması için yanınıza üzerinde uyuyacağı bir yatak/örtü alın,
  • Yanınıza bol bol kaka poşeti alın,
  • Bazı yerlerde ağızlık gerekebilir, yanınızda bulundurmanızda fayda var,
  • Kopmalara, kırılmalara önlem olarak yedek tasma/kayış olursa iyi olur,
  • Yolda kullanımı kolay mama ve su kabı, mamasını unutmayın.
SEYAHAT EDERKEN YANINIZA ALMANIZ GEREKEN ÜRÜNLERİN OLDUĞU TRENDYOL LİNKİNE GİTMEK İÇİN BURAYA TIKLAYIN. 

Yukarıda yazdıklarım haricinde, köpeğinizin eşya parçalama, yalnız kaldığında havlama gibi alışkanlıkları varsa eğer köpeğinizi otel odasında yalnız bırakmamanız, koruma güdüsüyle dışarıdan gelen seslere havlayarak tepki veriyorsa yan yana odaları olan klasik bir otel/pansiyondan ziyade bungalov benzeri kendinize ait alanınızın olacağı yerlerde konaklamanızda fayda var. Bir de tabii tuvalet eğitimi yoksa sık sık gezdirmeniz gerekecek. Unutmayın ki bir çok işletme pet sahipleriyle yaşadıkları kötü deneyimler sebebiyle işletmelerine hayvanların girmesine izin vermiyor.

Köpekle otelde konaklamak

Biz güvenilir olur diye düşünerek Çınarcık’ta kaldığımız aile evinden sonraki ilk durak olan Ayvalık için Booking.com üzerinden ‘pet friendly’ (hayvan dostu) olarak filtreleme yapınca karşımıza çıkan Nil House’a rezervasyon yaparak başladık serüvenimize. (Booking.com Türkiye içi rezervasyonlarda çalışmıyor ancak biz Hollanda hattı kullandığımız için rezervasyon yapabildik.) Nil House’a vardığımızda, pet friendly olmadıklarını ancak başka misafir olmadığı için konaklayabileceğimizi söylediler. İlk durağımızda sorun yaşamadık ama sonrasında yaşadıklarımız bizim için öğretici oldu.

Nil House Ayvalık

NİL HOUSE: Ayvalık merkezde, minik bir pansiyon. Temiz, merkezi, konuksever ancak odalar küçük, manzara yok. Otelde zaman geçirmek isteyenler için ideal değil.

Ayvalık’tayken, 2. durağımız olan Foça için yine Booking.com üzerinde ‘pet friendly’ olan Midilli Konak otelini bulduk. Instagram sayfalarında pet ile konaklamak istiyorsak iletişime geçmemiz gerektiğini yazmışlardı. Mesaj gönderdim ve köpeğimizin yaşı/cinsi gibi bir sürü soru sordular. Bir onay sürecinden geçtik yani. Bu arada Merlin laf dinleyen, otelde kalmaya alışık, kurallara uyan, havlama, eşya parçalama gibi huyları olmayan aşırı uyumlu bir hayvan. O yüzden biz hiç tedirgin olmadan seyahat edebiliyoruz kendisiyle. Bir de Midilli Konak’ın bir kedisi var, Merlin evde de kedilerle yaşadığı için kedi de bizim için sorun değildi.

Midilli Konak’taki odamızın balkonundan

MİDİLLİ KONAK: Eski Foça’da çok tatlı bir karı-kocanın işlettiği, denizle arasında yalnızca bir kaç metre olan, çok tatlı bir otel. Temiz. Kahvaltı dahil, güzel bir menüleri var.

Bir sonraki otel konaklamamız Bodrum’da olacaktı ve bir nevi dananın kuyruğu Bodrum’da koptu bizim için.

İzmir’den yola çıkıp, yine Booking.com üzerinden ‘pet friendly’ aramasıyla bulup, rezervasyon yaptığımız Dorman Suites Hotel’e rezervasyon yaptık. Otele vardık, resepsiyondaki kişi bize köpek alamadıklarını söyledi. Booking sayfasındaki ‘pet friendly’ ibaresini gösterince de yöneticisini aradı. Yönetici ile konuşmalarının ardından telefonu bana uzattı. Telefonun diğer ucunda bulunan yönetici hanıma köpeğimizin otelde kalmaya alışık olduğunu, zaten problemli bir hayvan olsa bu şekilde çok konaklamalı uzun bir seyahat planlamayacağımızı izah etsem de yeterli olmadı. Yakın zamanda çok kötü bir deneyim yaşamışlar, bir odaları köpek tarafından tanınmaz hale getirilmiş, anlattıkça anlattı, pet için ekstra ücret alarak (ki bu normal, bir çok işletme temizlik vs için pet ücreti alıyor) çok dikkatli olarak, ama lütfen çok çok dikkatli olarak konaklayabileceğimizi, kendisinin de köpeği olduğunu, hayvan sevdiğini anlatmaya devam etti. Bir başkasıyla yaşadıkları kötü deneyimin faturasını telefonda uzun uzun kendisini dinlemeye mecbur kalarak bir nevi bana ödetti. Nasıl ki odayı savaş alanına çeviren, her yeri sigara yanığı vs içinde bırakan alkolik bir konuk ağırladıktan sonra gelen her misafire ‘alkolik misiniz, bakın cidden garantiye ihtiyacım var’ vaazı veremeyecekleri gibi, o konuşmanın muhatabı da ben değildim. Rezervasyonu iptal edip, karantinanın başlamasına yarım saat kala yola çıktık.

İLK FİYASKO: DORMAN SUITES HOTEL

Hemen yolda yine ‘pet friendly’ olduğunu iddia eden Manastır Hotel’e rezervasyon yaptık. Karantinaya dakikalar kala vardığımız otelin resepsiyonundaki genç adam ‘köpekle mi kalacaksınız?’ diye sordu. Evet diyince de, ‘köpekle alamıyoruz’ dedi. Booking.com’da pet friendly olduklarını söyleyince, sayfalarına bakmaya bile tenezzül etmeden ‘alamıyoruz maalesef’ dedi tekrar. Karantinaya dakikalar var, saatlerdir araba kullanıyoruz, tuvalete bile gidemedik, bizi bu şekilde gönderecek misiniz? diye bağırarak çıkışınca, ‘bu saatten sonra size zaten yardım edemem!’ benzeri bir şeyler söyledi yanındaki diğer resepsiyonist gencin de onayıyla. Arada gidip yöneticilerine de danıştılar güya, tenezzül edip ortaya çıkmadı yönetici kişisi de. Sonra bu olayı Instagram’dan paylaşınca, oradan yarım ağız özür dileme ama bir yandan da ‘siz de bağırmışsınız’ göndermesiyle yanıt verdiler. Sorumluluk almayan, karantinaya dakikalar kala rezervasyonu olan misafiri özür bile dilemeden kapının önüne koyan, Türkiye sınırlarında karşılaştığım en rezalet işletme olarak anılarımda yerini aldı kendileri.

KAPISINDAN BİLE GEÇMEYİN: HOTEL MANASTIR & SUITS

Oradan çıkınca hemen yakında, tam merkezde olan Gület Otel’i bulduk yine Booking.com’dan ve bu defa rezervasyon yapmadan telefon ettik. Köpeğimizle geleceğiz diyince, tabii ki pet friendly otelimiz yanıtını aldık, tek bir soru bile sormadılar. Gerçekten pet friendly olan, Bodrum Kumbahçe’nin merkezinde, manzaraya karşı keyifle konakladığımız, köpeği gerçekten doğal karşılayan ilk otel oldu Gület. Çok memnun kaldık.

GÜLET OTEL: Bodrum (merkez) Kumbahçe’de, üst kattaki balkonlu odaları enfes, temiz, personeli güler yüzlü, kahvaltı dahil ancak çok da iyi değil.

Sonraki durağımız ise Gümüşlük’teki Metin’s Gümüşlük oldu. Bu defa otel aramasını Booking.com yerine Hotels.com üzerinden ‘evcil hayvan dostu’ filtresi ile yaptık, kendilerine telefon edip köpeğimizle geleceğimizi söyledik ve yine Gület Otel’de olduğu gibi sorgusuz sualsiz misafir edildik.

METİN’S GÜMÜŞLÜK: Manzaraya karşı bungalovlar, cennet parçası Gümüşlük’te, insanaın ömrünü uzatacak güzelllikte manzaraya sahip bir işletme. Kahvaltı dahil (çok iyi değil). Mutfaağı var, temiz, çalışanlar güler yüzlü, sahile 3-4 dk yürüme mesafesinde. Köpekle en rahat ettiğimiz (Gület Otel’de de çok rahattık ama burası Doğa içinde olduğundan bi tık daha konforluydu) konaklama burasıydı. Bir daha gitsem yine burada kalmak isterdim.

KÖPEKLE SEYAHAT EDERKEN OTEL REZERVASYONU NASIL YAPILMALI?

Yukarıda anlattıklarımdan Türkiye’de köpekle tatil yapmak konusunda çıkardığımız sonuç şu:

  • Öncelikle ‘pet friendly’ filtresi ile otel araştırması yapmak,
  • Bulduğumuz oteli telefonla arayarak köpek ile seyahat ettiğimizi söylemek (telefon görüşmesinde ne kadar ‘pet friendly’ oldukları anlaşılıyor,
  • Fiyat bilgisini telefonda almak (genelde sitelere nazaran daha uygun oluyor) sıralamasıyla hareket ederek sonradan yaşanabilecek tatsız durumların önüne geçebiliyoruz.

Köpekle seyahat ederken diğer köpeklerle iletişim

Seyahat sürecince yaptığım paylaşımlara gelen yanıtlardan anladığım kadarıyla bir çok kişi yabancı yerlerdeki sokak köpeklerinden çekiniyor. Hepimizin karakteri, hayvanımızın karakteri birbirinden farklı. Ben burada ancak kendi yöntemimden bahsedebilirim. Merlin sokak hayvanı nüfusu kalabalık olan Moda’da büyüdü, seyahat etmeye, başka hayvanlarla karşılaşmaya alışık. Sakin ve oyuncu bir doğası var. Ben onu bebekliğinden itibaren diğer köpeklerle tanışmaya, üzerimize havlayarak gelen bir köpek varsa önce o köpeği ben konuşup, severek yaklaşmaya alıştırdım. Sokak köpekleri tamamen bir alan savunması güdüsüyle yabancı köpeğe havlayabiliyorlar. Bazen toplanıp, havlayarak takip etmeye, köpeğe göz dağı vermeye, hatta ısırmaya çalışabilirler. Korkarsanız, bunu hem kendi köpeğiniz hem de sokak köpekleri hissedeceğinden tatlıya bağlamak zorlaşabilir. Önce iletişim kurmaya çalışmak, çok çok zor durumda kalınırsa da yanınızda bir su şişesi bulundurup, biraz suyla uzaklaştırmaya çalışmak çözüm olabilir. Unutmamanız gereken, bu köpeklerin %95 gibi bir kısmı ısırmaya değil, ‘yabancı burası bizim bölge, aklını alırız’ demeye geliyor. Tanışınca sorun kalmıyor.

Son olarak:

Biz pandemide ve köpekle seyahat ettiğimiz için restoran/müze/tarihi yer vs önerisinde bulunamıyorum ancak deneyimleyip memnun kaldığımız 2 yerden bahsetmem gerekirse:

YULA- BODRUM: Kalbimi denize sıfır bu beach barda bıraktım. Elektronik müzik, kum üzerinde masa-sandalyeler, harika renkler ile birlikte pandemi sonrası en harika 1-2 saati burada geçirdim.

TOPÇU – İZMİR: Zamanında Zeki Müren’in gidip ünlü olmasına vesile olduğu, içinde bir sürü ünlünün fotoğrafı olan, harika bir kebapçı/restoran burası. Kaliteli ve çok da pahalı olmadan yemek yemek için kesin gidilmeli.

(Visited 123 times, 1 visits today)

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir